13 Temmuz 1869 tarihinde Yeldeğirmeni’nde yaşayan insanlar, ‘Mahalle Ahalisi’ imzasıyla Devlete dilekçe verirler. Dilekçede özet olarak:

‘Kadıköyü’nde Haydarpaşa civarındaki Yeldeğirmeni isimli mahallede yaz-kış yaşayan insanlarız. Merkeze uzak olduğumuz için emniyette değiliz. Hibe ettiğimiz 360 Zira (206 Metre kare) arsaya karakol inşa etmenizi ve burada zaptiye (jandarma) bulundurmanızı rica ediyoruz.’ Denmektedir.

                         Yeldeğirmenlilerin İlk Dilekçesi

15 Temmuz 1869 tarihinde dilekçe ilgililere havale edilir.

5 Nisan 1870 tarihinde buraya süvari karakolu inşası için yapılan ihale 49.896 Kuruş 5 Para bedelle yapılır. Anastas Kalfa 44.000 Kuruş bedelle ihaleyi kazanır ve kendisiyle sözleşme yapılır. Hacı Avram Kalfa da Ona kefil olur. Keşfi (işin maliyet hesabını) ise Mimar Arif Efendi yapar.

15 Ekim 1870 tarihinde 44.000 Kuruş o yılın bütçesine konur.

Bu şekilde inşa edilen Karakol-hane alt katı kerpiç, üst kat ahşap üstü bağdadi sıvalı iki katlıdır. Alt katta ahır ve onunla ilgili hacimler, üst katta yatakhane ve bürolar bulunmaktadır. Ahıra ön bahçeden, bürolara yan taraftaki Karakolhane Caddesinden girilmektedir.

                         Karakolun 1870 Yılındaki İlk Halinin Canlandırma Resmi

Alt katta, ortada bulunan bahçeden girilen ahır vardır. İki kenarı eşit L şeklindeki binanın ortasındaki Ahır(6) 8-10 at alabilmektedir. Ahırın sağ yanındaki merdivenin altında Depo(3), deponun sağında Saman Ambarı(1), saman ambarı karşısında Helâ ve ahırın sol tarafında Mutfak(7) bulunmaktadır. Binaya insanların girişi için Karakolhane Caddesi tarafında mutfağın bitişiğindeki kapı bulunmaktadır.

Üst katta, alt kattaki ahırın üzerinde zaptiye askerlerinin Koğuşu(12), binanın sağ tarafındaki saman ambarının üzerinde Arpa Ambarı(10), arpa ambarının karşısında Helâ, binanın solundaki mutfağın üzerinde Zabıt Odası(13) ve zabıt odasının bitişiğinde Helâ bulunmaktadır.

                           Karakolun Planları. Sağda Alt Katın, Solda Üst Katın Planı.

Yeldeğirmeni kırsal bölgedir. Burada atlı süvari jandarma görev yapmaktadır. Dolayısıyla bina kolay yıpranmıştır.

1 Nisan 1893 tarihinde Yüksek Serasker Makamına yazılan yazıda, Jandarma Karakolhanesinin çok harab olduğu, Üsküdar Mutasarrıflığından 10.000 kuruşluk masrafla yeniden (müceddeden) tamir olacağına dair yazı geldiği.. Ancak İnşaat ve İstihkamat Dairesinin yaptığı keşifle yeniden inşa şeklinde tamiratının 21.425 Kuruşa mal olacağı.. İşin 5.925 kuruş eksilmeyle 15.500 kuruşa Fenerli Yani Kalfaya verildiği, 1893 yılı bütçesine konması rica ediliyor.

                         1 Nisan 1893 Tarihli Dilekçe

17 Nisan 1893 tarihinde Sadrazam ve Yaver-i Ekrem Cevad imzasıyla Divan-ı Hümayun’a yazılan yazıda 15.500 Kuruşun 1893 bütçesine konduğu belirtiliyor. Sadrazam Cevad, Halikarnas Balıkçısı olarak bildiğimiz Cevad Şakir Kabaağaçlı’nın amcasıdır.

1906 tarihli haritada ahşap binanın iki ucunun iç tarafındaki köşelerin birleştirilmesiyle binanın alanının biraz büyültüldüğü görülmektedir.

                          1906 Haritasında Karakol. Planın Ortasındaki Kırmızı Çizgiler Binanın İlk Halidir.

1937 yılının haritasında ise bina 1.5 kat olarak görünüyor. Belli ki yıllar içinde, özellikle 1934 yılında tramvay rayları döşenirken cadde ve sokak zemini yarım kat kadar yükselmiştir.

1950’li yıllarda bahçenin doldurularak cadde ve sokaktan yarım kat yüksek hale getirildiği görülüyor. Dolayısıyla 6-7 basamakla çıkılan bahçeden düzayakla binanın üst katına giriliyor. İçeriden inilen alt kat nezarethane olarak kullanılıyor.

                         1950’li Yıllardaki Karakolun Canlandırma Resmi.

                                Karakolun Sanal Ortamda Canlandırma Görüntüsü

Semt polis bölgesi olmuştur. Karakol komiseri Muammer Beydir. Kendisi bekârdır. En sorunlu bölgelere tayin edilip oralarda olumlu sonuç alan bir kişiliktedir. Polis ve bekçi teşkilatı vardır. Ayrıca 1 adet jandarma bulunmaktadır. Karakol, İbrahimağa’dan Altıyol-Söğütlüçeşme’ye kadar çok geniş bir çevrede güvenlik sağlamaktadır.

                        1950’lerde Karakolun Bahçe Kapısı.

1955 yılı.. 6-7 Eylül olaylarında yağmacılar Karakolhane Caddesi’ndeki Vasil’in bakkalının önüne gelmişlerdir. Karakol polislerinden biri olan Mehmet Toykan, yandaki Kilisenin duvarına çıkıp Onlara hitap etmiş ve çevreye zarar vermeden uzaklaşmalarını sağlamıştır.

                  1952 Yılında Polis Memuru Mehmet Toykan Ve Ailesi Bahçede Karakolun Önünde. Sağ Taraf Karakolhane Caddesi.

1959 yılında Mehmet Toykan’ın bizim sokağımız olan Uzunhafız Sokağı’nın köşesindeki Arnavut Dede olarak bilinen niyetçiye müdahalesini anımsarım.. Yıllar sonra, 2021’de Evvel Zaman İçinden YELDEĞİRMENİ kitabımı okuyan oğlu Gürol benimle iletişim kurmuştu. Sohbet esnasında o günkü olayın sebebini öğrenmiştim.. Hepimizin evinde olduğu gibi Onların evinde de büyükler Tom Miks-Teksas gibi resimli romanları okumayı yasaklıyormuş. Gürol da hepimiz gibi resimli romanları evde ders kitabının arasına koyup okuyormuş. Babası bunu yakalamış, o kızgınlıkla bu kitapları satan Dede’ye gelip tepki göstermiş. Bugünden o günlere bakıyorum da büyüklerimiz niye bizlere o kitapları okutmazdı. Hala aklım ermemiştir.

Benim de karakolla ilgili bir anım vardır. İlkokul yaşlarımdaydım. Ekmeğin 30 Kuruş olduğu yıllar.. Babam 10 TL verip Beni ekmek almaya göndermişti. Fırına gittiğimde paranın cebimde olmadığını fark ettim. Yolda oynarken düşürmüşüm. 10 TL büyük paraydı. 2.5 TL, 5 TL gibi kâğıt paralardan sonra 3. kâğıt paraydı. Yürüdüğüm yerlerde ararken ağlamaya başlamışım. Bir amca ‘Karakola git’ demişti. Karakola gittiğimde gördüm ki bulan kişi parayı oraya bırakmış. Polisler bana nasihat edip parayı vermişlerdi. Çok sevinmiştim.

                        1960’larda Semtin Kabadayısı Arap Kemal’in Cenazesi. Karakol Önde Sağ Tarafta.

1980’lerin başında bina yıkılıp yerine betonarme 5 katlı yeni bir bina inşa edildi. 2010’larda o bina da yıkıldı.

Osmanlı zamanında yapılan onarımları arşivlerden bulabiliyoruz. Ancak Cumhuriyet döneminde yapılanlar için aynı şeyi söyleyemiyorum. Benim görüşüme göre Cumhuriyet sonrasında özellikle tramvay raylarının döşendiği 1930’lu yıllarda bir onarım daha yapılmış olmalı. Bu şekilde bina 1980’li yıllara kadar gelebilmiştir.

Yeldeğirmeni Karakolu bu tek katlı binadır. Kamusal kimliği olan mekanlarda bile başka bir fotoğraf kullanıldığını duyuyorum. Üzülüyorum.

Başta kamu kurumları olmak üzere aklıma gelen her yerde fotoğrafını aradım. Bulamadım. Bu sebepten fotoğraf yerine canlandırma resmini koydum. Yani emniyet teşkilatına yakışan tanımla robot resmini..

ARİF ATILGAN https://www.arifatilgan.com EKİM 2021

Not:

-1869-1870 ve 1893 yıllarındaki yazışma belgelerinin tamamı yer kaplamaması için yazıya konmamıştır.

-Canlandırma resimleri ve fotoğrafı kabaca binanın durumunu belli etmek amaç edilmiştir. Detaylara girilmemiştir.

-Canlandırma Resmi eldeki verilerle Gülümser Atılgan tarafından yapıldı.

-Canlandırma Fotoğrafı ise eldeki veriler ve Canlandırma Resminden yararlanarak İlhan Başaran tarafından oluşturuldu. 

-Yazıda bahsedilen diğer geçici karakol alttaki LİNKtedir:

 YELDEĞİRMENİ’NDEKİ GEÇİCİ POLİS KARAKOLU