Arif Atılgan

05.05.2019 Pazar Günü Yeldeğirmeni gezisi yaptırıyorum. Ayrılık Çeşmesi Sokağından Uzunhafız’a girdik.. Eski kabadayımız Arap Kemal’i anlatıyorum. Kardeşi Arap Yaşar’ın evinin önündeyiz. Biri yanıma geldi. ‘Arif Bey siz misiniz?’ dedi.. Ardından ‘Ben Barbaros.. Burası benim dükkân.’ Deyince.. Turdakilere ‘İşte Arap Kemal’in oğlu’ dedim..

Tesadüf.. Ertesi gün oralardayım.. Uğruyorum Barbaros’a.. Sohbet ederken yazmaya karar veriyorum bu mekanı..

Küçük bir dükkân.. Sahibi Barbaros Karaman.. 1950-60’lı yıllarda semtin kabadayısı Arap Kemalin ortanca oğlu.. Diğerleri Turgut ve Namık..

Üç kardeşin İbrahimağa’da araba tamir dükkânı vardı. İstasyon gelmiş.. Düzenleme yapılmış.. Sonunda istimlâk olmuş.. Diğer iki kardeş işi başka yere taşımış. Barbaros, sağlıkla ilgili sorunları dolayısıyla tamirhane ortamından uzak kalmak zorunda.. Tamirciliği bırakmış.

Helva isimli kafenin 2 yıllık geçmişi var. Ses mühendisi bir Hanım açmış burayı.. Kendi spesiyali olarak bir helva yapıyor. Her kes çok beğeniyor bu lezzeti.. Sonra kendi mesleğiyle ilgili bir iş teklifi alıyor.. Dükkânı kapatmaya niyetleniyor.. Barbaros da kendine emekli işi arıyor.. ‘Yazık, kapama. Bana bırak’ diyor.. Dükkânı devralıyor.. Tarih, bundan iki ay önce. Mart 2019..

 

                      Helva Kafe ve Sahibi Barbaros Karaman

Ancak sorun bundan sonra başlıyor. Anlaşılıyor ki, o helva yoksa dükkânın anlamı yok. Barbaros kendi yapıyor. Olmuyor.. Komşu kadınlar yapıyor. Olmuyor.. Tepsi tepsi helva heba oluyor.. Tam ümidi kesmişken ses mühendisi Hanım geliyor. Barbaros derdini anlatıyor.. O Hanım da ‘Tamam ben sana yapar getiririm. Bittikçe ararsın.’ Diyor.

‘Formülünü alsaydın.’ Diyorum Barbaros’a. Cevap net.. ‘Olur mu Ağbi?’.. Yani emeğe saygılı.. Ne de olsa Eski Yeldeğirmenli..

Helvalar eski un kurabiyeleri ölçüsünde ve şeklinde.. Tepsideler.. Kaç tane sipariş verilirse o kadarı mikrodalgada ısıtılıyor ve servis yapılıyor. Sıcak yeniyor.. Helva Kafe Uzunhafız Sokağının en üst bölümünde. Helva 3TL, çay 2TL.


                                                       Helva

Kapıda otururken önümüzden yeni muhtar geçiyor. İşi acele.. Muhtarlığı biraz ileriye getireceğini söylüyor. Ardından bir kadın müşteri geliyor.. ‘Helva yemem geldi. Çabuk..’ Diyor. Bakıyorum durum acil. Ben de ayakaltından çekiliyorum.. Kalkıyorum.

Babası Kemal Ağbiyle ilgili muhabbet de edersiniz diyemeyeceğim.. Zira O küçüktü. Bizim kuşak daha güzel anlatır o günleri.

Semtin eski kabadayısının oğlunun dükkânı. Üstelik gerçekten spesiyal olan bir helva. Hem anı var hem lezzet.. Eh.. Bu yazıyla hikayesi de oldu.. Tavsiye ederim.

arifatilganKENT ve İNSAN ARİF ATILGAN MAYIS 2019