Mimarlar Odasında, Mimarlık Fakültelerinde, Panellerde, Sempozyumlarda, Binbir çeşit toplantıda MİMARİ tartışılır.. Ciddi sunumlar yapılır.. Fikirler ileri sürülür.. Estetik denir. Fonksiyon denir.

Gelgelelim, yaşamın gerçeğinde MİMARİ alttaki fotoğraftır..


Okula tek gidiş yolu burasıdır. Buradan Okul değil Trafo Merkezi görülür. Ne denir mimarlık öğrencilerine? Bu tip hizmet tesisleri geri planda olmalı.. Görünmeyen noktalara konmalıdır. Ama yaşamın gerçeği başkadır. Trafo Merkezine en az kablo ile ulaşılacak noktadır Onun ideal yeri. Mimari mi?.. Estetik mi?.. Duyamıyorum.

Okul bahçesine Helâ Binası gerekse.. O da yanına konacaktır kesinlikle. Çünkü: Kanalizasyona en az boruyla oradan ulaşılabilir. Depo gerekse.. O da onun yanına. Çünkü: Kapıya en yakın nokta orasıdır.

Estetik mi?. Hadi canım sende..

Gelelim fonksiyon ve güvenlik konularına..

Ev ölçüsünde Trafo Merkezi.. Bu ölçüde ev yapılsa Belediye yollardan 5’er metre çektirir.

Trafo Merkezi tehlikeli bir tesistir. Konduğu noktanın zemini sağlam, çevresi güvenli olmalıdır. Değil mi?.

Beton duvarın içinde 5m toprak doldurulmuş zemin vardır. Doldurulan toprağın altındaki Tabii Zemin de kaygandır. Sağlam Zemin, onun da 4m altındadır. Yani ev yapılsa toplam 9m derinliğe temel inilmesi gerekir. Tesis Dolgunun üzerine konuvermiştir.

İleride toprak çökerse, minik bir deprem olursa, duvar deforme olursa.. Çıkacak kazanın sorumluları o zaman düşünülecektir.

Yükseltilmiş zeminde kale gibi duran tesisin çevresinde de, altındaki sokakta da öğrenciler-insanlar dolaşacaktır. Sokakta tesisin altına araba park edilecektir. Bir arızada olacak facianın sorumluları kim olacaktır?. O da o zamanın konusudur.

Patlasa altındaki insanların, arabaların üzerine düşecektir.. Nasılsa yazılır çizilir. Geçer gider. Şimdiden mi düşüneceğiz..

Getirilen beton direkler ise umarım Okulun bahçesine dikilmezler. Hem okul bahçesinde olmaz, hem de doldurulmuş toprakta duramazlar.


1970, 1980, 1990’lı yıllarda yapılan yanlışlıkları o yıllarda yetkililere anlatamıyordum. Yıllar sonra kendi kendine çöken binalar o yıllarda benim anlatamadığım yanlışlıklardı.

Trafo Merkezi de ileride böyle anacağım bir konu olacaktır maalesef.

İnşaatı yapan Yalova Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü başta olmak üzere, Yalova Milli Eğitim İl Müdürlüğü’nde, Yalova Valiliğinde, Yalova Belediyesinde, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığında, EPDK Başkanlığında, UEDAŞ’ta, işi yapan Müteahhit firmada mimarlar yok mudur? Vardır. Ama geçerli söz paradadır.

Eminim ki Yalova’nın sıfatlı kişileri açılış konuşmalarını hazırlamışlardır bile..

TV’lerdeki tartışmalara bakıyorum. Onlar başka dünyada yaşıyorlar.. Pekiyi de STK’lar, Meslek Odaları, Üniversiteler.. Onlar da kendi konularındalar. Ama yaşamın gerçeği başka..

MİMARİDE REALİTE budur.. Rant diye süslü kelime kullanıp entel olmayı sever her kes.. Paradır.. Paradır.. Paradır..

ARİF ATILGAN arifatilganKENT ve İNSAN AĞUSTOS 2020