29 Temmuz 2020 tarihinde Yalova’da, evimizin karşısındaki okul inşaatının bahçesine bir trafo konmuştu. Önümüzde bir duvar gibiydi. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne gittiğimde ‘Proje öyle’ demişlerdi.

 

Yetkililere ‘Bu burada olmamalı’ Dediğimde bana güldüler.

 

Trafo konusunda uzman elektrik mühendisi arkadaşlarım ‘Hiç uğraşma, kaldırtamazsın.’ Dediler. İnşaat mühendisi arkadaşlarım ümit verici konuşmadılar. Avukatlar da cesaret vermediler.

 

Komşuluk Hukukuna aykırılıktan dava açmayı düşündüm. Ancak mahkeme gününe kadar trafo faaliyete geçerdi. Vazgeçtim.

 

İlgili bakanlıklara ve UEDAŞ’a ‘Komşuluğa aykırı’ olan bu davranışı düzeltmeleri için dilekçeler yazdım. Gelen cevaplar alay ediciydi.

 

Bana göre ‘Kusursuz inşaat olmaz’.. Karşımdaki inşaatın trafosuyla ilgili teknik kusurları bularak, bu sebepten tehlike arz edeceğini ifade eden dilekçeler yazmalıydım.

 

Yazdım ve başta CİMER olmak üzere ilgili bakanlıklara gönderdim..

 

Bu sefer gelen cevaplara …. trafo köşkünün yan tarafa konularak sorunun giderilmesi cihetine gidilecektir.’ cümlesi eklenmişti. Belli ki dilekçelerimde işaret ettiğim noktalar etki etmişti.

 

Trafo kalkıncaya kadar bu konuyu ilan etmedim. Dün kalktı. 17.10.2020.

 

Konuyu saptırmadım. Siyasete alet olmadım. Kişiselliklere bulaşmadım. Kendi mücadelemi kendim yaptım. Ama Yalova’daki STK’ların ilgisini bekledim doğrusu.

 

Belirtmeden geçemeyeceğim. Yine de trafonun yeri burası değil. Hem zemin açısından hem de görüntü bakımından.. İlgililerin ilgisine..

ARİF ATILGAN EKİM 2020