Meydan boş alan demektir. Küçük veya büyük.. İnsanlar buralarda sosyalleşirler. Memnuniyetlerini-memnuniyetsizlerini, mutluluklarını-mutsuzluklarını, sevinçlerini-üzüntülerini seslendirirler. Alçak veya yüksek sesle.. Hatta bazen haykırmayla.. Meydanlar kentlerin oturma odası değil havalandırma delikleridir. Kentin taşan enerjisini atmosfere aktarırlar.

İyi veya kötü.. Yaşananlar meydanın tarihine geçmelidir. Kötü yaşananlar sebebiyle meydanlar cezalandırılmamalıdır.


Taksim Meydanı 1990’lar.

Bizim meydan kültürümüze bakarsak ‘Ne haber, nasılsın?’ mertebesinde olduğunu görürüz. Bu sebeple çarşı ile cami avlusu meydan görevini üstlenmiştir asırlardır.

Ünlü meydanlarımıza bakarsak onların da tarihte bize ait olmadıklarını görürüz.. Örneğin: Sultanahmet Meydanı Bizans’ın Hipodromudur. Sonra Osmanlı’nın At Meydanı olmuştur. Cumhuriyet döneminde parklaşmıştır.. Beyazıt Meydanı da Bizans’tan kalmıştır. Fatih Sultan Mehmet, Saray Meydanı yapmış. Cumhuriyet döneminde ortasına havuz yapılmış. 1950’lerde ve 1960’larda yapılan düzenlemelerle meydanlıktan çıkarılmıştır.

Taksim Meydanı en önemli meydanımızdır. Bize aittir. Cumhuriyet sonrası batılılaşma adımıdır.

18. yüzyıl başlarında Taksim Maksemi’nin inşasına kadar alan mezarlıktır.

1928’de yapılan Atatürk Anıtı meydan olmanın ilk adımıdır. Ancak meydan olacak tarafta Taksim Kışlasının ahırları bulunmaktadır.


Meydan Olacak Yerde Ahırlar Var.

1940’ların başında ahırların bulunduğu alan meydan yapılıyor.


Taksim 1940’lar.

1950’lerden itibaren Taksim Meydanını biliyorum. Aklımda hep park gibi yer etmiştir. Ağaçlar ve ‘Çimlere Basmayın’ tabelalı yeşillikler.. Atatürk Anıtının dairesel çevresinde ve AKM’ye doğru uzanan meydanın çevresinde ise trafik yolu vardır.


Taksim 1950’ler.

2016 yılında meydan projesi gerçekleştirildi. Ancak metronunkilerle birlikte irili ufaklı dikey çıkıntılar alanı meydanlıktan uzaklaştırıyor. Bir de sınırları belirsiz.. Çok büyük ve şekilsiz. Yine de Taksim’in en meydan gibi olduğu halidir bu maalesef.


Taksim 2019.

2020 yılında Taksim Meydanı için proje yarışması düzenlendi. Yarışma geçtiğimiz günlerde sonuçlandı. Kazanan ve hatta kazanmayan projelerin hepsi meydandan çok parkı anımsatan tasarımlar.


1. Proje


2. Proje


3. Proje

Yarışmacıları eleştirmek içimden gelmiyor. Zira halkımıza ‘Nasıl bir meydan istersin?’ diye sorulduğunda tamamı park tarif ediyor. Kamu kurumlarımız ise meydanlarda panayırlar düzenliyor. Bizim için önemli bir kültür yoksunluğudur bu. İnsanımıza meydanın ne olduğu anlatılmalıdır önce. Çok kişi Yenikapı ve Maltepe Sahillerindeki alanları meydan olarak hissetmektedir.

Taksim’de anıtın olduğu dairesel bölüm yeşiliyle korunmalıdır. AKM tarafındaki dikdörtgen kısım meydan olarak düzenlenmelidir. Ölçüyü aşmadan.. Ağaç, çiçeklik, gölgelik olmadan.. Seyrek aralıklarla kürsü niyetine küçük yükseklikler yapılabilir. Her biri ayrı miting alanı gibi.. Sokak sanatçıları sanatlarını icra edebilmelidir. Sevinci veya üzüntüsü olan meydanda toplanıp duygusunu aktarabilmeli. Yeme-içmeciler ise çevredeki binaların altında olmalıdır.

Büyük mitingler programlı olarak Yenikapı ve Maltepe sahilindeki alanlarda yapılabilir. Ama insanların duygularını kentliyle paylaşacağı programsız birliktelikler Taksim Meydanında olabilmelidir..

En büyük hayalim insanların yeni yıla meydanlarda gireceği Türkiye’yi görebilmektir.

ARİF ATILGAN arifatilganKENT ve İNSAN EKİM 2020