Mimarlara Mektuplarım



SELİMİYE KIŞLASI
Arif Atılgan

Osmanlı Padişahlarından Kanuni Sultan Süleyman döneminde (1520-1566) Selimiye çevresi Saray’ın yazlık semti olarak biçimlenmeye başlamıştı.Bu anlamda şimdiki Selimiye Kışlası’nın sahil tarafında, Kavak adıyla bilinen kıyı kesiminde, Kavak Sarayı adıyla tanınmış olan saray inşa edilmişti. Bu saray Topkapı Sarayı gibi yönetimsel değil, daha çok yazlık olarak kullanılmıştı. Ancak 18. Yüzyılda yöneticilerin Boğaziçi’ni keşfetmeleri ve o tarafa yönelmeleri ile boğaz kıyılarına ilgi artmış ve burada yeni yapılanmalar başlamıştı. Nitekim bu gelişmenin sonucu olarak 3. Selim zamanında (1789-1807) Kavak Sarayı elden çıkarılmıştı. Zaman içinde tamamen yok olan bu yapıdan birkaç mermer parçasının Topkapı Sarayı’nda bulunduğu söylenmektedir.
 
Sultan 3.Selim, Kavak Sarayı’nın biraz üst tarafına Selimiye Kışlası’nı inşa ettirmişti. Ancak bu kışlanın şimdiki görkemli yapı ile hiçbir ilgisi yoktur.
 
3.Selim artık bir sorun haline gelmiş bulunan Yeniçeriler’in yerine yeni bir ordu kurmak istemişti. Yeni düzen anlamında Nizam-ı Cedid adı verilen bu orduya kışla alanı olarak Aksaray çevresi düşünülmüş ancak burada Yeniçeri Kışlaları bulunduğu için Nizam-ı Cedid’e Levent Çiftliği’nde bir kışla kurdurulmuştu. Daha sonra burası da yeterli gelmemiş ve 3. Selim 1794 yılında Selimiye’de kışla yapımı için gerekli izni vermişti. Bu kışla 1801-1802 yıllarında başlamış,1805-1806 yıllarında bitirilmişti. Bina ahşap malzemeyle yapılmış, askerin talim yeri olarak ta Kavak Sarayı’nın Bahçesi olan, şimdiki Harem ve Haydarpaşa Garı’nın bulunduğu alanları da içine alan, Haydarpaşa Çayırı kullanılmıştı. Padişah, kışlanın inşasında gayret gösteren Sadrazam Haydarpaşa’nın adını da bu çayıra resmen vererek onu onurlandırmıştı. Ancak Kışla 1807 yılında padişahın tahttan indirilmesi ile son bulan isyanlardan sonra Yeniçerilerin eline geçecek ve yakılacaktı.
 
Bugünkü Kışla Binası Sultan 2.Mahmut’un emriyle başlatılmış, Sultan Abdülmecid döneminde bitirilmişti. Kışla inşaatı 1826 yılında başlamış 1829 yılında bitirilmiştir. Dört taraftaki binaların kapılarında yazan tarihler o binaların onarım tarihleridir. Deniz tarafındakinde 1827, denize dik iki taraftakinde 1842, kara tarafındakinde 1850 yazmaktadır.
 
Ancak bir görüş daha vardır. Kışla’nın dört tarafındaki binaların kapılarında yazan tarihler o binaların inşa yıllarını göstermektedir. 1827 yılında deniz tarafındaki bina inşa edilmiş, 1842 yılında o binaya dik iki bina inşa edilerek yapı U şekline sokulmuş, 1850 yılında kara tarafındaki bina da inşa edilerek kışla dikdörtgen haline getirilmişti. Bu dikdörtgenin denize paralel kenarı 267m, dik kenarı ise 200m’dir.

 

 

1825 tarihli bir belgeden anlaşıldığına göre yapı ile dönemin Hassa Başmimarı Abdülhalim Efendi ilgilenmiş, Bina Emini (inşaat işleri ile ilgili kişi) ise eski Filibe Nazırı Moralı Osman Efendi imiş. Selimiye Kışlası aslmda büyük bir yapılar topluluğu olarak planlanmıştı. Bu yapılardan kitaplık, hamamlar, basımevi, değirmen, has fırın, ahırlar, talimgah, donanım ambarları, erzak depoları, dükkanlar, subay lojmanları zaman içersinde yok olmuş, günümüze sadece yakınındaki Selimiye Camii kalabilmiştir.
 
Selimiye Kışlası, 1854-1856 yıllarındaki Kırım Savaşı sırasında Hastahane olarak da kullanılmıştı.Bu Savaşta yaralanan askerler İstanbul’a getirilmiş, bunlardan Fransızlar Taşkışla’da, İngilizler ise Selimiye Kışlası’nda tedavi edilmişlerdi. O yıllarda iki kışlanın bir bölümü ihtiyaç nedeniyle hastane durumuna sokulmuştu.
 
İngiltere’den İstanbul’a gelen ve hemşirelik mesleğinin ilki sayılan Florance Nightingle ve 38 kişilik sağlık ekibi 4 Kasım 1854 tarihinde Selimiye Kışlası’nın kara tarafındaki binasına yerleştirilmişlerdi. Bugün o binanın İstanbul Boğazı tarafındaki kulesi Florance Nightingle Müzesi olarak kullanılmaktadır.

 

 

1960 lı yıllarda bu Kışla’da Selimiye Askeri Orta Okulu kurulmuştu. Sonraki yıllarda faaliyetine son verilen bu okulda semtimizden bazı arkadaşlarımız da tahsil görmüştü. Bu çocuklar hafta sonları izinli olarak evlerine geldiklerinde üniformalı kıyafetleri ile tüm akranlarını kıskandırırlardı. Selimiye Kışlası’nın büyüklüğünü anlatan söylentiyi onlardan dinlemiştim. Burada askerlik yapan kardeşler veya arkadaşlar askerlikleri süresince biribirlerini göremeden terhis olurlarmış.
 
200 yıldır aynı fonksiyona hizmet eden kışla bugün 1. Ordu Komutanlığı olarak kullanılmaktadır.
 
Bilindiği gibi Haydarpaşa Projesi’nin alanı devamlı genişletilmektedir.Önce 1 Milyon M2, sonra 2.2 Milyon M2 daha sonra 4-5 Milyon M2 lere kadar çekilen bu alan neredeyse Üsküdar’a kadar büyütüldü.Yani Selimiye Semti de proje Alanı içersine girmeye başladı.
 
Endişem, planlara MİA (Merkezi İş Alanı) olarak işlenen bu bölgedeki tarihi Selimiye Kışlası’nı da birilerinin alıp otel, alış veriş merkezi yapmaya kalkması olasılığıdır.
 
Umarım böyle tuhaflıkları görme şanssızlığını yaşamayız.
ARİF ATILGAN Ekim 2009 Mimarlara Mektup