Mimarlara Mektuplarım



Mühürdar Oteli
Arif ATILGAN

Son günlerde basının da gündeminde oldukça yoğun bir şekilde yer alan Kadıköy Mühürdar Oteli, Anadolu 1. Bölge Temsilciliğimizin, ayrıcalıklı imar koşulları nedeni ile 2005 yılından bu yana takip ettiği ve açtığımız dava süreci devam eden, bölgemizdeki imar sorunları açısından önemli bir dosya konusudur.

Pervititch haritalarında 1938 yılında çayır olarak gözüken bu alan, Kadıköy’ün yakın tarihinde, içindeki tek katlı ev ve geniş bahçesiyle hatırlanmaktadır. Son yıllarda küresel sermayenin İstanbul’a olan akıl almaz rantlı imar saldırısı bu yıl Kadıköy’de de kendini göstermeye başlamıştır. Aslında başvuruları daha önceden yapılmış olan bu çalışmalar, inşaatlara başlama safhasına bu yıl geldiğinde dikkat çekmektedirler.

Resmî tanımı Caferağa Mahallesi, 961 ada, 29-69-35 parseller olan bu arsada, ilk olarak İBB tarafından 18.02.2005 tarihinde onaylanmış, 25.04.2005 tarihinde ise askıya çıkarılmış olan 1/5000 ölçekli parsel bazında plan tadilatı önümüze gelmektedir.

1/5000 ölçekli nazım imar planları, 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının hazırlanmasında göz önüne alınması gereken temel hedeflerin, ilkelerin, arazi parçalarının kullanış biçimlerinin ve başlıca bölge tiplerinin belirlendiği bir plan türüdür. Bölge planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planı sıralamasında, üst ölçekteki planlar kararlarını alt ölçekteki planlara aktarırlar. Bu sıralamada parsel ölçeğinde bilgi içeren planlar ise uygulama imar planlarıdır. Yani 1/5000’lik nazım imar planlarında parsel ölçeğinde plan tadilatı veya parsel ölçeğinde nazım imar planı yapılması, kabul edilebilir bir yöntem değildir.

Daha sonra 16.08.2006 tarihinde Kadıköy Belediyesi tarafından bu arsayla ilgili olarak 1/500 ölçekli uygulama imar planı hazırlanmış ve askıya çıkarılmıştır. Plan tadilatı ile adı geçen arsada H=18,50 m., konut alanı olan imar durumu, TAKS=0,40, H=12 kat, turizm-ticaret alanı olarak tadil edilmiştir. Bu imar durumuna göre 2632,66 m2 alanı olan arsaya 21142,91 m2 inşaat alanlı, yüksekliği 50 m.ye yaklaşan bir bina yapabilme hakkı doğmaktadır.

– İstanbul İmar Yönetmeliği İstanbul’da Max=3 emsal belirlemiş iken burada emsal, 8’i bulabilmektedir. Plan notlarına yazılan bazı avantajlarla imar yönetmeliğinin delinmesi hem kente zarar hem de diğer vatandaşlara büyük haksızlık değil midir?

Yetkili kişiler özel sohbetlerinde “otel yapılacaksa en az 3 emsal olmalıdır” demektedirler. Bu yapılanlar da, yasalar delinerek düşündüklerini bir şekilde pratiğe yansıtmaları demek olmuyor mu?

– Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Anadolu 1. Bölge Temsilciliği 5 No’lu KVTVK Bölge Kurulu’na arsadaki ağaçlarla ilgili 1.12.2006 tarihinde başvuruda bulunmuş, Kurul ise bu yazıya, “konunun değerlendirilmesi için … parseldeki ağaçların (yaş, taç, çap, cins vb.) rölövesi ve raporunun Müdürlüğümüze iletilmesi…” şeklinde cevap vermiştir. Bu istenenleri bizim yerine getirmemiz olanak dışı olduğundan konu çözümsüz kalmıştır.

Ayrıca, bu konuda 5 No’lu KVTVK Bölge Kurulu Kadıköy Belediyesi’nin kendilerine başvurusu üzerine Belediyeye yazdığı 11.05.2007 tarihli yazıda “… parsel sayılı yerin herhangi bir sit alanında kalmaması ve alanda tescilli herhangi bir kültür veya tabiat varlığının bulunmaması nedeniyle, parselde yer alan ağaçların alanda yapılacak imar uygulamalarından olumsuz etkilenmemesi için gerekli önlemlerin Belediyenizce temini hususunda gereğini…” demektedir.

Yakın tarihte çekilmiş hava fotoğraflarında buradaki ağaçlar bellidir ve verilecek zarar rahatlıkla tespit edilebilecektir.

– Kadıköy Meydanı Kentsel Sit Alanına komşu olan bu parseldeki projelerin önce ilgili kurula götürülerek görüş alınması gerekmez miydi?
Bilindiği kadarıyla bu arsaya çok yakın bir mesafede bulunan Kadıköy PTT Binasının projeleri, aynı Kurula, karşı komşusu olan tescilli Maliye Binası sebebiyle gelmişti.

Kentsel sit alanına komşu bir alanda etrafındaki yüksekliğin iki katından daha çok yükseklikte bir kütlenin siluete ve sit alanına etkisinin kurulca araştırılması gerekmez mi?

– Bu otel Kadıköy’e yapıldığında Kadıköy merkezine büyük bir trafik yükü gelecektir. Bu trafik yükünün altından kalkabilmek için ise, daha önce gündeme gelmiş ancak Mimarlar Odası’nın açtığı dava sonucu 11.11.2005 tarihinde iptal edilmiş olan, Moda Sahili Otoyolu Projesi çözüm olarak tekrar ortaya çıkarılacaktır. Her iki proje de Kadıköy’e girecek araç sayısını tetikleyerek çoğaltacak projelerdir ki, bunu düşünmek bile ürküntü vericidir.

Birkaç kişinin kazanacağı büyük rant sebebiyle Kadıköy, Kadıköylülerin yaşayamayacağı hale getirilmek istenmektedir.
– Bu arada Kadıköy Belediyesi, verdiği imar durumuna “yargıdan yürütmeyi durdurma ile ilgili karar çıkıncaya kadar inşaat ruhsatı verilmemesi”ni yazmasına rağmen, 2007 Eylül ayı başında ilgililerine inşaat iznini vermiştir. Dolayısıyla bu notun yasal bir yaptırımı olmadığı ortaya çıkmıştır.

Adı geçen 1/500 ölçekli Uygulama İmar Planı, Kadıköy Belediyesinde 16.08.2006 tarihinde askıya çıkmış, 16.09.2006 tarihinde askıdan inmiş, 13.09.2006 tarihinde Mimarlar Odası bu plana itiraz etmiş, 12.11.2006 tarihine kadar Kadıköy Belediyesi Mimarlar Odası’na hiçbir cevap vermeyince ise hukuk terimi ile bu itirazı zımnen reddetmiş sayılmıştır. Bunun üzerine Mimarlar Odası 10.01.2007 tarihinde 1. İdare Mahkemesi’nde 2007/1057 Dosya No’suyla Kadıköy Belediyesine “bu planın iptali ve yürütmesinin durdurulması” için dava açmıştır ve bu dava devam etmektedir.
Ancak bu konuların planlarla, dilekçelerle, tarih-no’larla, davalarla tartışılması, artık insanlara bıkkınlık vermektedir. Bu konuların etik ve ahlak sorunu olduğu vurgulanmalı, konu bu açılardan gündeme getirilmeli, tartışılmalıdır. Bin bir hileyle toplumun büyük bir kısmını enayi yerine koyanları sorgulamanın ve afişe etmenin daha doğru bir yöntem olduğu düşünülmelidir. Ekim 2007 Mimarlara Mektup