Geçen yıl doğum günümde ailecek yemekteydik.

Telefon çaldı. Yabancı bir numara.. Açtım. Karşımdaki ses ‘Arif, ben Altay Erol’ dedi. Anladım ama ‘Olamaz’ diye düşündüğümden anlamazlığa geldim. ‘Alpay mı?’ dedim. ‘Hayır. Altay Erol. Hatırlamadın mı?’ deyince ‘Hocam, nasıl hatırlamam. Ama inanamıyorum. Beni nereden buldunuz? Nasıl hatırladınız?’ diyebildim. Sayın Altay Erol üniversitedeki Proje hocalarımdan biriydi. Beni Facebook’ta görmüş. ‘Senin fotoğrafını gördüm. Tipin değişmemiş. O muzip gülüşün aynı..’ diye devam etti. Telefonumu da bulmuş.. İnsanın 50 küsur yıl önceki öğretmeni tarafından aranıp doğum gününün kutlanması olağandışı bir olay.



Altay Beyle zaman zaman görüşüyorduk. Tanıyanlar bilir. Müthiş enerjisi olan bir insandır.

2020 yılı benim mimarlığımın 50. Yılı. Mimarlar Odası bizlere plaket veriyor. Altay Bey söz vermişti. ‘Plaketini ben vereceğim’ diye. ‘Hocam, Benim için büyük onur.’ Demiştim. Heyecanla o günü beklerken Korona belası çıktı. Tüm törenler gibi Plaket Töreni de iptal oldu.

Hocam 1929 doğumlu. Sağlığı gayet iyiydi. Bir konuşmamızda ‘Merak etme plaketini vereceğim.’ Demişti. Şakalarıyla, esprileriyle tanınan Hocanın bu cümlesi tedirgin etmişti beni. ‘Sözünüzü aldım Hocam. Başkasından almam.’ Demiştim.

Maalesef 17 Aralık 2020 de kaybetmişiz.

Plaketimi Mimarlar Odasına gidip elden teslim alacağım. Hocamdan başkasından almamış olacağım.

Geçen yıl doğum günümde beni arayıp mutlu etmişti. Bu yıl doğum günümde ben Onu arayıp konuşacaktım. Kaybettiğimizin haberini öğrendim.

Altay Erol özlenecektir. Başımız Sağolsun.