2003 yılı.. Moda Sahiline Otoyol yapılmak isteniyor. Modalılarla birlikte engel olmaya çalışıyoruz ve engel oluyoruz. Modalı dostlarımızla sohbet ederken sık sık şu cümleyi duyuyorum. ‘Dondurmacı gitse de buraya yabancılar gelmese’. Dondurmacıyı istiyorlar da, Moda dışından dondurma yemeye gelenleri istemiyorlar. Diyordum ki ‘Moda’nın iskân bölgesi olarak kalmasını isteyin.’.

2005 yılı.. Tarihi Çarşı Canlandırma Projesi açıklanıyor. Proje Altıyol’u ve Moda’yı da kapsıyor. Her tarafı yeme-içmeci olarak öngörüyor. Modalılara söylüyorum durumu. ‘Bize bir şey olmaz’ deyip önemsemiyorlar. Çarşı esnafına söylüyorum. ‘Ne güzel, işlerimiz açılacak’ diyorlar. Modalılara ‘Mahallenizde yaşayamaz hale geleceksiniz’; Çarşı esnafına ‘Siz burada olmayacaksınız, dükkânlar el değiştirecek’ diyorum.

2010 yılı.. Büyükada’ya Lido Oteli yapılmasına ve Adalar’a yeni yapılan plana karşı Adalılarla toplantılar yapıyorum. Onlardan da sık sık şu cümleyi duyuyorum. ‘Adalar sayfiye yeridir’. Yani ‘Buraları bizim yazlık sitemiz sayılır’ diyerek başkalarının gelmesini istemediklerini belli ediyorlar. Diyorum ki ‘Adalar Milli Park olmalıdır. Bu şekilde korunmalıdır.’.

Yine o yıl Yeldeğirmeni Canlandırma Projesi açıklanıyor. Mahalleli dostlarım diyorlar ki ‘Burası değerlenecek.’. Diyorum ki ‘Her yer değerlenecek. Ama 200 yıllık mahalle ticarileşecek. Çoğunuz gitmek zorunda kalacaksınız.’

Göztepe’ye metro istasyonu gelmesine karşı olan Bağdat Caddeli bir dostum diyordu ki ‘Biz burada izoleyiz. İstasyon gelirse, başkaları da gelir. Gelmesin.’ Diyordum ki ‘Bunlar planlamayla olur. Burası planda ‘Ticaret’ gösterilirse istasyon olmasa da başkaları gelir.’

İnsanlar kendi yaşadıkları bölgenin onlara ait olmasını ama diğer bölgelerin ortak olmasını arzu ediyorlar. Doğal bir davranıştır bu. Önemli olan kendilerinin doğru bilgilendirilmeleridir. Kent kentlinindir.

Uzatmayayım. Bütün bunlara tek şey öneriyordum. KORUMA PROJESİ.. Canlandırma Projeleri ticaridir, yerleşim alanını pazarlar.. Halkımızı inandıramadım..

Belediye yetkilileri hep esnafla toplantı yapıyordu. Bazen beni çağırıyorlardı. Gitmiyordum. ‘Halkla toplantı yapılmalı’ diyordum.

Kadıköy Kent Konseyi ve Mimarlar Odası başkanıydım. Başka sıfatlarım da vardı. Bütün sıfatlarımdan sıyrıldım. Yine de bazı kesimler hala sevmezler beni. Çünkü: Doğruyu söylüyordum.. Söylemeye de devam ediyorum.

Sıfatım olmadan da birçok çalışma içinde oldum.. Modalılara Moda’yı gezdirmiştim. Geziden sonra Ayvalıtaş Parkında panel yapmıştık. Ben yönetmiştim. Konu Tarihi Çarşı Canlandırma Projesinin mahalleye etkileri idi. Panelin sonunda tüm konuşmaları ‘Buraları, planda iskân alanı olmalıdır.’ Diye özetlemiştim.

2021 yılındayız. Detaylara girmeyeceğim. Adalara gitmiyorum. Zira orada rahatsız edici bir kalabalık var.. Modalılar çok rahatsız.. Tarihi Çarşı yok artık. Oradaki durumu 50 yıllık berberimin bana söyledikleriyle anlatayım. ‘Sen haklı çıktın. Çarşının en eski esnafıyım ama yabancı oldum burada. Bu kiralarla ne kadar dayanırız bilemiyorum’.. Yeldeğirmeni’nde rahatsızlıklara Covid önlemleri ara verdirdi. Önlemler kalkınca yine başlayacaktır.. Bağdat Caddesinde binalar küçük AVM’ler olarak inşa ediliyorlar..

Kent parçalarının kimliği planlamayla korunur. Sınırları belli olan Tarihi Çarşı ve Yeldeğirmeni için Canlandırma değil Koruma Projesi yapılmalıydı. Diğer taraflar iskân bölgesi olmalıydı.

                   Tarihi Çarşı Yeme-İçmeci Çarşısı Oldu.

Kadıköy’e bakalım..

Diyordum ki.. Eski Kadıköy’ün (Yeldeğirmeni, Çarşı, Moda) öncülüğünde tüm Kadıköy ilçesi ticarileşiyor. Ticarileşmekle kalmıyor eğlence merkezi oluyor.. Diğer yandan hızla demografik yapı da değişiyor. İleride geriye dönüş olamayacak.

Günümüzde.. Vapurlardan, metrodan, otobüslerden, minibüslerden Kadıköy’e oluk oluk insan akıyor. ‘Özgürlük var’ denilen Kadıköy’e eğlenmeye geliyorlar. Yeme-İçmeci esnafı onları bekliyor. Kadıköy eski Beyoğlu’nu geçti.

Bu durumdan rahatsızlık duyan yerleşik halkımız önerilerde bulunuyor. Tek tek yazmayacağım. Hepsinin samimiyetine inanıyorum. Her önerinin yapıldığını varsayalım. Esnaf isyan eder. Çünkü: Onlar çok yüksek hava paraları ve kiralarla geldiler. Onlara kalabalık gerekiyor. Bir an Kadıköy’e dışarıdan kimsenin sokulmadığını düşünelim. Burada ikamet edenler ne derece yeme-içmecileri tatmin eder?

Ayrıca yeni yerleşenler eskiler gibi değil. Onlar şikâyetçi değiller. Şimdiki durumu beğenerek geliyorlar. Maalesef macun tüpten çıktı. Eski Kadıköy nostaljik anılarda kaldı.

Düzelir mi? Medyadan takip ettiğim kadarıyla ümit yok. Zira sebep olanlar da şikayetçiler.. Daha da tuhafı rahatsız olan halkımız projeyi yapanlardan medet umuyor.

Polisiye olaylar ilgi alanım dışında. Kolluk kuvvetleri gerekeni yapmalıdır.

Ben Kadıköylüyüm. Burada büyüdüm. Başka yerlerde yaşasam da Kadıköylüyüm. Benim gibi diğer yüz binlerce Kadıköylü gibi.. İstanbul’da olduğum her gün Kadıköy’de dolaşırım. Yetkili değilim ama yetkili gibi hissederim kendimi.

Son olarak.. Çözüm planlamadadır.

ARİF ATILGAN https://www.arifatilgan@gmail.com TEMMUZ 2021

Not:

-Fikirtepe kentsel dönüşümü ayrı bir konu olduğu için yazıya almadım.

-Tarihi Çarşı ve Yeldeğirmeni Canlandırma Projelerini Kadıköy Belediyesi’nin isteğiyle Çekül yaptı.

-Bu konularda yazdığım yazılardan bazıları alttadır.

KADIKÖY TARİHİ ÇARŞIDA “CANLANMA”

https://www.arifatilgan.com/1385-2/

TARİHİ KADIKÖY ÇARŞISI

https://www.arifatilgan.com/tarihi-kadikoy-carsisi/

CANLANAN YELDEĞİRMENİ

https://www.arifatilgan.com/1303-2/

CİHANGİRLEŞEN YELDEĞİRMENİ

https://www.arifatilgan.com/1207-2/