Anadolu Demiryolları işletmesi ve tesisleri 1872-1880 yılları arası Osmanlıda, 1880-1888 yılları arası İngilizlerde, 1888-1924 yılları arası Almanlarda, daha sonra da T.C. Devletinde olmuştur.

 

Kazı Alanında Eski Yol.

Haydarpaşa’da Osmanlı’nın yaptığı tesisler, İlk İstasyon Binası dâhil anakara üzerindedir. İnşaatlar sırasında arkeolojik kalıntılara rastlanmaması düşünülemez.. Bunların varlığını İngilizler ve Almanların fark etmemesi de düşünülemez.

Almanlar işi sahiplendikten sonra, 1892 yılında demiryollarıyla irtibatlı limanı Derince’de yapmışlar. Hâlbuki Haydarpaşa’da ilk İstasyon binasının yanında liman olabilecek alanlar vardır.. Belli ki buradaki arkeolojik kalıntılara zarar vermek istememişler. Anakaraya dokunmamışlar.

Haydarpaşa’da liman ihtiyacı doğduğunda, 1899 yılında denizi doldurmuşlar. Liman ve tesislerini dolgu alanına yapmışlar. Hâlbuki liman anakarada da yapılabilirdi.. Yine anakaraya dokunmamışlar.

Kadıköy-Üsküdar bağlantısı için demiryolları üzerinde hemzemin geçit kullanılmış. Yaya Yolu yani.. Anakaraya köprü yapılmamış. Araçlar ise İbrahimağa tarafından geçmişler yıllarca..

Yaya Yolu denizden dolan alanla anakara arasındaki sınırdır kabaca. İşin tuhafı alanın denizden doldurulmadan önceki planı yoktur.


Dolgu Alanında Liman Tesisleri ve Yaya Yolu.

1906-1908 yılları arasında dolgu alanın ucuna Haydarpaşa Garı inşa edilir. Eski istasyon yıkılır. Yeni yapılan Gar binasının yolcu peronları bile denizden doldurulan alan üzerine inşa edilmiş.. Anakara üzerine getirilmemiş.

1947 yılında T.C. Devleti Kadıköy’ü Üsküdar’a bağlayan köprüyü yapmış. Bu köprünün ortasından Gara gelen bir köprü daha inşa edilmiş. Peronlar anakaranın üzerine gelecek şekilde uzatılmış. Gara gelen köprü dolayısıyla hafif kavisli olmuşlar. Bunların inşaatları sırasında arkeolojik kalıntılara rastlanmaması da olanak dışı.. Ama bizde bu konular pek önemsenmiyor anlaşılan.


Sağda Gara Gelen Köprü Ve Peronlar

1970’lerin başında Gara gelen köprü yıkılmış. Anakaranın üzerine uzatılan peronlar bu sefer kavisli halden düz hale getirilmiş. Bu çalışmalar hep arkeolojik kalıntılar üzerinde yapılmış. Nedense hiç kimse bir şey fark etmemiş.


Düz Hale Getirilen Peronların Açık Kısmı Anakarada.

2018 yılında Kadıköy-Üsküdar köprüsü yeniden yapılmak için yıkılır. Zeminde yeni köprü için kazı çalışması yapılır. Bu sefer arkeolojik kalıntılar fark edilir. Ardından kazılara başlanır.


Alanın İbrahimağa Tarafının Büyük Kısmı Boş.

Kazılar ilerledikçe görülür ki 300.000m2 alanın sadece 4 noktasında kalıntılar vardır. Kabaca hesaplanırsa 25-30.000m2’lik alanda kalıntı bulunuyor. Geriye kalan 250.000m2’yi aşan alandaki kalıntılar nerededir? Hiç olmamış mıdır? Böyle bir şey olabilir mi? Üstelik kara tarafında başkalarına ait parsellerde de arkeolojik kalıntılar bulunur..

Doğal olarak Almanların buradaki kalıntıları çıkarıp götürdüğü akıllara gelmez mi?

Bizim kendi değerlerimize sahip çıkmamamız ise üzücü değil mi?

ARİF ATILGAN arifatilganKENT ve İNSAN OCAK 2020