EY AKP

1994 yılında Refah Partisi olarak İBB’yi kazanmıştınız. Vatandaşa iyi hizmet ettiniz. Bu davranışlarla oylarınızı yükselttiniz. Aslında kemik oyunuz %8-10 civarıydı.

 

2001 yılında AKP’yi kurdunuz. 2002 seçimlerinde iktidar oldunuz. İBB’deki vatandaşa dokunmalarınızın semeresini aldınız. Bu şekilde oylarınızı da yükselttiniz. %50lere çıktınız neredeyse. Ancak..

 

2014 yılındaki seçimleri anımsıyorum. Diğer partilerin adayları yürüyerek halkın elini sıkarken, AKP adayları otobüsle propaganda yapıyordu. Zenginleşmişlerdi. Zenginlik halktan uzaklaştırdı sizleri. O tarihten sonra düşüş başladı.

 

Halka dokunmak tepedekilerle olmaz. Bugün bürokratlarınız ve partinin alt kademeleri vatandaşa dokunamıyor.. Din ağırlıklı parti olduğunuzu gizlemiyorsunuz. Ama gerekli gereksiz her yere cami yapmak dindarlara bile sempatik gelmiyor.

 

Genel Başkan partisi için tek başına çalışıyor.. Yetmiyor.. Teşkilat diyor.. Teşkilat eskisi gibi değil. Parti artık inişte.. Hala seçim kazanıyorsanız muhalefetin beceri yoksunluğundan.

 

EY CHP

En eski partisiniz. Her aile bir kez olsun CHP’ye oy vermiştir.. Genel Başkanın Genel Başkan olma süreci unutulmuyor.. Başa geldikten sonra, ilk olarak partide bir mezhebi öne çıkardı. Sonra seçmeninin istemediği ortaklıklar yaptı..

 

HDP’ye ödünç oy, İYİ Parti’ye ödünç milletvekili verildi. Onlar meclise sokuldu. Bu partiler size müteşekkir mi? Hayır.

 

AKP ve Başkanına muhalefet yapmayı tek amaç olarak gördünüz. Onları yücelttiniz. İktidar yaptınız farkına varmadan.

 

Amacınız iktidar olmak olmalı. İktidara talip olmak, iktidar olduğunuzda neler yapacağınızı planlamak ve bunları halka anlatmakla olur. Öncelikli işiniz bu olmalı.

 

Partiden çıkarılan kişilerin Atatürkçü bilinen kişiler olması dikkat çekiyor. Ekmeleddin İhsanoğlu’nu cumhurbaşkanı adayı yaptınız. Şimdi O diğer ittifakın milletvekili. Önümüzdeki seçimde de AKP’nin ilk cumhurbaşkanını aday yapmak istediğiniz hissediliyor.

 

‘Yeni CHP’nin’ tutmadığı anlaşılmalıdır. CHP, CHP olduğunu anımsamalı.

 

EY MHP

ANAP zamanında aslında siz iktidar oldunuz. AKP iktidar oluncaya kadar bürokraside siz vardınız. Halka hiç dokunamadınız. Bürokrasinin en başarısız ve kaba olduğu yıllardı. Özeleştiri yapıyor musunuz? Şimdi bürokrasi dışındasınız. Cumhur İttifakı içinde kendinizden söz ettirebiliyorsunuz. Ama yılardır size oy verenler memnuniyetsiz ki başka partilere gittiler.

 

Bugün eski sertliğiniz tıraşlandı. Daha ılıman oldunuz. Belki de olgunlaştınız. Bunları ülkenin ve kendinizin lehine kullanmalısınız.

 

EY HDP

2013’de %13 oy aldığınızda çok ümitlenmiştim. ‘Türkiye’nin partisiyiz’ demenizi beklemiştim. Sizi ülkenin ihtiyacı olan sol parti kabul edip oy vermeyi düşünüyordum. Ama olmadınız. Olamadınız.

 

EY İYİ Parti

MHP’den ayrıldınız. Partinizi kurdunuz. İdeolojik kimliğinizi oturtamadınız. Hala MHP’ye kızanların oyuyla idare etmektesiniz. Kendi yolunuzu çizmelisiniz. Bunu halka hissettirmelisiniz.

 

EY DSP

2013 yerel seçimlerinde belki de kasasında en fazla nakit olan partiydiniz. Ecevit ailesinin tutumlulukla doldurduğu kasayı boşalttınız. Bugün ülke çapında teşkilatı olan az sayıda partilerdensiniz. Toparlanmanız gerek. Hatta ‘Yeni CHP’, tekrar ‘CHP’ olamıyorsa onun yerini siz alabilmelisiniz. Bunun için etrafa aldırış etmeden doğrularınızı yapmanız yeterli.

 

EY VATAN PARTİSİ

Genel Başkanınızı ve önceki İşçi Partinizi nedense öteden beri halk itici bulur. Hâlbuki en aktif, en teşkilatlı partilerdensiniz. Halkın sempatisini toplamanın formülünü bulmalısınız.

 

EY MUHARREM İNCE

Parti değilsin. Sana parti muamelesi yapıyorum. Belli ki sen de CHP’nin içindeki sıkıntıları fark ediyorsun. Ama mindere çıkmıyorsun. Cumhurbaşkanı adaylığın sırasında halktan aldığın sempatiyi harcama. İnsanlar seni ‘Kendin’ olduğun için sevdi. Bu halinden uzaklaşıp ‘Gibi’ olma. Nabza göre şerbet vererek bir şey olunmaz. Emin ol.. Olunsa da olunmaz..

 

EY VATANDAŞLAR

Görüldüğü gibi iktidardakiler halka dokunamıyor. Bürokratlar ve alt kademedekiler yukarıdakilerden kopuk işlerine bakıyorlar. Muhalefettekiler ise iktidara eleştiriyle yetinmeyi tercih ediyorlar. Kazandıkları belediye ve milletvekili sayılarını yeterli görüyorlar. Hepsi durumundan memnun..

 

Pekiyi de biz ne olacağız?

ARİF ATILGAN AĞUSTOS 2020