1950’li, 1960’lı yıllar.. Sokaklar Arnavut kaldırımı taş döşeli. Kaldırımlar bile öyle. Binaların alçak olması dolayısıyla sokaklar güneş alıyor. Ortalıkta araba yok. Okul zamanı çantayı eve atan, tatil zamanı kahvaltıyı yapan fırlıyor sokağa. Oyunlar öğretilerek değil oynayarak öğreniliyor. Hatta yenisi bulunuyor. Sokaklar çocukların oyun parkı. Çoğu zaman büyükler pencereden izliyor. Bazen dayanamayıp Onlar da katılıyorlar. ‘Sokağa Çıkmak’ diye deyim var.

Aklıma gelenleri aşağıya sıralıyorum. Hafızalardan silinirse diye….

Misket-Kafa karış: İki kişiyle oynanır. Camdan yapılmış yuvarlak misketi diğerinin bir karış yakınına getirmek veya diğerinin misketini vurmak şeklindedir.

Misket-Kaptan: Açılan deliklere sokulurlar.

Misket-Üçgen: Yere çizilen üçgenin köşelerine ve içine misketler konur. Uzak mesafeden oyuncular misketlerini atarlar. Üçgene en yakın olan oyun sırasını alır. Misketiyle çarptırarak içeriden çıkarabildiklerini kazanır.

                                             Misket Üçgen

Misket-Çukur: Daha çok bilye denilen toprak misketlerle oynanır. Uzaktan çukura bilyeler atılır. İçine en çok doldurabilen o kadar karşısındakinden kazanır.

Yılan: Gazoz kapağı ile oynanır. Kaldırıma çizilen yılan şeklinde kıvrıntının içinden çıkmadan gazoz kapakları ilerletilir.

Üç Taş: Kaldırıma kenarları 30 santim civarı olan bir kare çizilir. Karşılıklı kenarların ortaları da çizilerek birleştirilir. İki kişi oynanır. Köşelere iki taraf üçer taş yerleştirir. Kendi Üç Taşını yan yana getiren kazanır.

Beş Taş: İki kişi avuca sığacak kadar küçük beşer taş bulur. Sırayla bir taşı havaya atıp o düşmeden yerden bir taşla birlikte onu tekrar tutabilmek gerekir. Bu şekilde beş taş yerden toplanır. Sonra da aynı şekilde yere bırakılır.

                                                Beş Taş

Deve Güreşi: Bir kişi diğerinin omzuna oturur. Aynı şeyi yapan diğer kişiyi devirmeye çalışır. Daha çok denizde oynanan bu oyun takım olarak ta oynanabilir.

Ayak Voleybolu: Sokakta voleybol ağı yerine karşıdan karşıya çekilen ipte ayakla oynanan voleybol. Tenis ağı yüksekliğinde olması tercih edilir.

Pantolon Yırtmaca: Bir kişi ebe olur. O elindeki topu yere oturan diğerlerinin pantolonuna çarptırmaya çalışır. Çarpılan ebe olur.

Dama: Kare çizilir. 8X8 karelere bölünür. İki taraf kendi önündeki iki sıraya 16 taşı dizer. Daha sonra taşlar karşılıklı ilerletilerek oynanır. Taşlar bir ileri veya bir yana getirilebilir. Önünde karşı tarafın taşı varsa ve arkası boşsa o yenilir.

Dokuz Taş: Dokuz tane düz taş üst üste dizilir. Bir takım uzaktan topla taşları devirmeye çalışır diğer takım taşların başında bekler. Taşları devirdikleri zaman bekleyenler topla onları avlamaya çalışır. Diğerleri de o esnada taşları tekrar dizmeye çalışır.

                                               Dokuz Taş

Yakar Top: 25-30 metre mesafeli iki çizgi çizilir. Çizgilerin dışında olan takım, içinde olan takımı topla avlamaya çalışır.

Dekman: İki takımla oynanır. Ellerinde oyuncak tabanca olur. Diğerini görüp önce ‘Dekman’ diyen onu esir alır.

Kovalamaca: Bir taraf kaçar diğer taraf kovalar. Yakalanan ebe olur.

Futbol: Sokağın iki tarafına kale olarak yere iki taş konur. Futbol oynanır. Takım seçmek için her oyunda olduğu gibi adım yapılır.

                                               Adım

Yağ Satarım Bal Satarım: Çocuklar yere daire şeklinde oturur. Bir kişi ebe olur. Elinde mendille oturanların arkasından dolaşır. Bu arada ‘Yağ satarım, Bal satarım’ şarkısı söylenir. Ebe, birinin arkasına mendili bırakır. Belli etmeden dolaşmaya devam eder. Arkasına mendil bırakılan fark ettiğinde mendili alıp ebeyi kovalar. Daire bitmeden yakalayamazsa kendi ebe olur.

Evcilik: Kızlar oynar. Yere kilim serilir. Orası ev olur. Minik oyuncak tabak, tencere vs ile ev döşenir. Eve girerken ayakkabı çıkarılır. Misafircilik oynanır.

Ünlüler Kâğıt Oyunları (Türk Büyükleri, futbolcular, artistler): Çiklet, şeker gibi yiyeceklerin içinde çıkan ünlü futbolcu, artist fotoğrafları elde dizilir. Numaralarına göre karşıdakinden istenerek oynanır.

Sessiz Film: İki takım olur. Bir takımın tuttuğu filmi diğer takımdan bir kişi işaretle kendi takım arkadaşlarına anlatır. Onlar da bilmeye çalışır.

Mendil Kapmaca: Ortada bir kişi mendil tutar. İki takım belli mesafede durur. İşaret gelince iki taraftan birer kişi koşup mendili kapıp kendi tarafına koşar. Diğeri Onu yakalamaya çalışır.

                                     Mendil Kapmaca

Aklından Bir sayı Tut: Karşıdaki kişinin aklından tuttuğu sayıyı ona çeşitli işlemler yaptırıp sonucu söyletip bilmek.

İsim-Şehir-Hayvan: Kâğıda isim, şehir, hayvan, bitki vs başlıkları olan bir tablo çizilir. Tutulan harfle onlar yazılır.

Aşık Atma (Aşık kemiği veya kibrit kutusu ile): Aşık hayvanların ayak bileklerinden çıkan küçük bir kemik. O kemiği atarak dik, yan, yatay durumuna göre karşıdakini cezalandırmak veya karşıdakinden kazanmak . Aşık yerine kibrit kutusu da kullanılırdı.

Lades Tutmak: Lades kemiği uçan hayvanların vücudundan çıkıyor. Daha çok tavuklarınki kullanılır. İki kişi kemiğin birer tarafına parmaklarını geçirip çekerek kırarlar. Bu şekilde ‘Lades’ tutmuş olurlar.. Biri diğerine bir şey verirken diğerinin ‘Aklımda’ demesi gerekir. Demeden alırsa diğeri ‘Lades’ der ve iddiayı kazanır.

Topaç: Özel ipi olan kaytan sarılır ve yere fırlatılarak döndürülür.. Ayrıca yere çizilen dairenin içine koyulan topaçlar elindekini atıp vurarak daire dışına çıkarılır. Daire dışına topaç çıkarabilenin kendi topacı da daire dışında döner haldeyse çıkardığı topaç veya topaçları kazanır.

                                          Topaç

İstop: Bir kişi topu havaya atar. Top aşağı inip tutuncaya kadar diğerleri kaçar. Topu tuttuğu anda ‘İstop’ diye bağırır. O anda diğerleri durur. Hangisini vurursa o ebe olur.

Tıp: Çok kişi ile oynanır. Tıp deyince herkes heykel gibi durur. İlk kıpırdayan yanar.

Kulaktan Kulağa. Çok kişi yan yana oturur. En baştaki bir cümleyi yanındakinin kulağına söyler. O da kendi yanındakine.. Bu şekilde herkes birbirinin kulağına söyler. En sondaki söylenen cümleyi sesli söyler. Genellikle aynı cümle çıkmaz.

Vızzz: Ebenin ensesine bir kişi vurur diğerleriyle ‘Vızzz’ denir. Ebe vuranı bilmeye çalışır.

Çelik Çomak: Uzun bir sopa ve kısa bir sopayla oynanır. Kısa olan yere konur. İki ucunun altına küçük bir taş vs konarak ortasının altında boşluk olması sağlanır. Uzun olanın ucu o boşluğa sokularak kısa olan yerden havaya atılır, sonra yine uzunla vurularak uzağa gönderilir. Karşıdaki de gelen sopaya vurup onu diğer tarafa atar.

                                Çelik Çomak

Kutu Kutu Pense: Çok sayıda çocuk el ele tutuşup daire yapar. Hem döner hem de ‘Kutu Kutu Pense Elmanı Yerse…’ şarkısını söylerler. Şarkının sonunda bir kişinin adı söylenir ve o arkasını dönerek devam eder. Herkes bitince oyun biter.

Bizden Size Kim Düşe: İki takım karşılıklı dizilirler. Bir taraf ‘Menekşe mendilin yere düşe, Bizden Size Kim Düşe’ şarkısını söyler. Diğer taraf onlardan birinin adını söyler. O kişi koşarak gelir el ele tutuşmuş diğer takımın bir aralığını yüklenerek açmaya çalışır.

Çitlembik Atma (Patlangaçla): Yarım karışlık bir çitlembik dalının ortasındaki öz ittirilerek uzunlamasına delik yapılır. Daha kısa başka bir dalın ucuna yarıya kadar çivi çakılarak ‘Patlangaç’ yapılır. Delik olanın içine çitlembik sokulur. Çivinin başıyla deliğin diğer ucuna kadar ileri ittirilir. Deliğe tekrar bir çitlembik sokup yine çivinin başıyla sertçe ittirilince, aradaki hava boşluğunun basıncıyla uçtaki pat sesiyle ileri fırlar.

Çitlembik Atma (Kamışla üfleyerek): Bunda sakız ağacının meyvesi olan küçük çitlembik kullanılır. Kırmızı, lacivert renklidirler. Sazlardan 20-30 santimlik kamış yapılır. Çitlembikler ağza alınıp kamışın içine üfleyerek ileri atılır.

Uçurtma Uçurma (şeytan uçurtması): Kâğıttan yapılır. İnce makara ipliğiyle uçurulur. Üçgen olduğu için Şeytan Uçurtması denir.

Çıtalı Uçurtma Uçurma: 4 çıta orta noktaları bir, uçları eşit aralık olacak şekilde ortalarından çakılır ve uçları iple bağlanır. Kâğıt kaplanır. Kınnap denilen iple uçurulur.

                                                               Çıtalı Uçurtma

Kukalı Saklambaç: Yere konan teneke kutuya (Kuka) tekme atılır. Ebe olan o kutuyu alıp yerine dikinceye kadar diğerleri saklanır. Onları bulmaya çalışır, bulduğunu kukaya basarak çağırır.

Kafa Maçı: İki takım olur. Elle birbirlerinin kafasına topu atıp kafayla kaleye gol atmaya çalışılır.

Amiral Battı: Kareli kâğıtların karelerinin bazıları karalanarak başta amiral gemisi olmak üzere gemiler işaretlenir. Kareli kâğıdın yatay ve dikey kenarları rakam ve harfle işaretlenir. Karşı taraf rakam ve harf söyleyerek nokta belirtir. O noktaya gelen gemi varsa batırır. Kim önce diğerinin gemilerini bitirirse galip olur.

Gerilen İplikle Telefonculuk: Uzun bir ipliğin iki ucuna kibrit kutusu takılır. Biri konuşur diğeri kulağına götürür. Titreşimlerle konuşma duyulur.

Tornet Yapıp Binme: Tornet şimdiki Skuterlerin tahtadan yapılmış hali sayılır. Tekerlek olarak arabalardan çıkan çelik bilyeli tekerlekler kullanılırdı.

                                                Tornet

Pervane Fırlatmaca: 20-30 santim boyunda metal alttan yukarı bükülür. Ona geçirilen metal pervane alttan yukarı ittirilince dönerek uçar..Bu alet satın alınırdı.

İplikle Düğme Vınlatma: Dikiş ipliği düğmenin çapraz iki deliğinden geçirilir. 20-30 cm uzunlukta kesilip ucu bağlanır. İki uca parmak geçirilip çekilip bırakıldıkça yay gibi vınlar.

Çember Çevirme: Araba tekerleğinin kenarından çıkan dairesel çembere telden ucu kıvrılarak yapılmış alet sürttürülerek dolaşılır.

                                                   Çember

İp Atlama: İpi üzerinden ve ayaklarının altından geçirip zıplamak. Düz, ters, çapraz, çift ip ile atlama gibi çeşitleri var.

Kör Ebe: Bir kişinin gözleri bağlanır. Diğerlerini tutmaya çalışır.

Köşe Kapmaca: Bir kişi ebe olur. Diğerleri birer köşe kaparlar ve yer değiştirirler. O sırada ebe boşalan köşeyi kapmaya çalışır.

Birdirbir: Bir kişi belinden yukarısını eğerek durur. Diğerleri onun üzerinden atlar.

                                                     Birdirbir

Uzun Eşek: Bir kişi duvara dayanarak durur. Ona ‘Yastık’ denir. Diğeri Onun bacaklarının arasına başını sokarak eğilir. Diğerleri de arkasından onun ve ard arda birbirlerinin bacaklarının arasına başlarını sokarak eğilirler. Rakip takım koşarak üzerlerine atlayıp otururlar. Hepsinin sığması sağlanmalıdır. Sığmaz veya düşerlerse onlar yatarlar. Oturduklarında ‘Bizim köyün imamı, alttan verir samanı, üstten çıkar dumanı, attı attı kaç attı?‘ şarkısı söylenir ve elle bir rakam ‘Yastık’ olana gösterilir. Alttakiler o rakamı bilirse yukarı çıkarlar diğerleri yatar.

                                           Uzun Eşek

Güvercin Takla: İki kişi kafaları değecek şekilde birdirbirdeki gibi eğilir. Diğer iki kişi de Onlara dik ama kafaları dışarı gelecek şekilde birdirbirdeki gibi eğilerek onlara destek verir. Diğerleri ilk iki kişinin üzerinden takla atarak atlarlar. Bu oyun biraz tehlikeli olduğu için daha çok kırlık yerlerde oynanır. Tabii herkesin yapabileceği bir oyun değil.

                                                         Güvercin Takla       

Tarife gerek olmayanlar.. Saklambaç, Tahta Araba Yapıp Binme, İp Çekmece, Kızak, Kar Topu, Kardan Adam, Bebekçilik, Mendilden Bebek Yapmaca, İskambil Oyunları, Kızma Birader, Tombala, Fırdöndü, Hop Hop Altın Top, El Çarpma, Uzun Atlama, Masa Üstünde Para Maçı, Çivili Tahtada Para Maçı, Hula Hop, Lak Lak, Ok Atma, Köşe kapmaca, Sek Sek, Hırsız Polis, Voleybol, Ayakta Top Sektirmece, Tahterevalli…:

Denizde ve kırda oynananlar olduğu gibi sihirbazlıklar da vardı. Bir kişi yatar 4 kişi sadece parmaklarını altından uzatıp bir şeyler söyler ve ‘Fışşş’ diyerek onu kaldırırlardı.

1970’lerde sokaklar parke taş, kaldırımlar beton oldu. Sonra sokaklar asfalt yapıldı. Diğer yandan inşaatların başlaması ve tek tük te olsa arabaların dolaşması biraz tad kaçırdı. Ama 1980’lerden sonra sokaklar bitme noktasına geldi her yerde.

2021 yılındayız.. Sokaklar araba dolu. Zaten çocuk ta pek yok artık. Olanlar ya evdeler ya da AVM’lerdeki etkinliklere götürülüyorlar. Oyun okullarda hatta kurslarda öğretiliyor çocuklara.

Her mahallede bazı sokaklar trafiğe kapatılıp Sokak-Parklar yaratılmalı. Çocukların çocukluklarını yaşamaları sağlanmalı. Büyükler görev olarak yapmalı bunları.

ARİFATILGAN https://www.arifatilgan.com MAYIS 2021