Kemal Karaman.. 1929 yılında Malatya Pötürge’de doğar. 1930’larda ailesiyle Kocaeli’ne göç eder.

1944 yılında Kadıköy, Yeldeğirmeni, Duatepe Sokağı’na taşınırlar.

Babası Ramazan Karaman Haydarpaşa’da nakliyat ambarı açıyor. Anadolu’dan trenle gelen yaş sebze-meyveyi mavnalarla İstanbul’a (Avrupa yakasına) gönderiyorlar.

1948 yılında Kemal Karaman evleniyor.

1950’lerde O da Haydarpaşa’da yaş sebze-meyve nakliyesi işine başlıyor. Akşam aynı evi paylaştıkları babasıyla iş hayatında rakip oluyorlar.

1954’te ilk çocuğu Turgut dünyaya geliyor. Sonraki yıllarda Barbaros ve Namık..

Sakin bir insandır Kemal Karaman.. Çevresindekiler teninin rengi dolayısıyla Ona Arap Kemal derler.

                                               Arap Kemal

Semtten birine yanlış yapılmasına dayanamaz. Mahallelisini korur. Giderek bu özelliği oturmaya başlar. İnsanlar başlarına bir şey geldiğinde Ona başvurur. Yürekli, bilekli, heybetlidir..

Bir gün Kadıköy’ün kabadayısı Cimbom İhsan, Onun Yeldeğirmenli bir tanıdığını üzmüş. Arap Kemal Cimbom’un Elektrik İdaresinin karşısındaki kahvehanesine gider. Tabii O giderken semtin delikanlıları da ardına takılır. Kahvehane alt üst edilir. Bu olay daha önce arada bir yapılan kabadayı yakıştırmasını kalıcı kılar. Artık Arap Kemal Yeldeğirmeni’nin kabadayısıdır.

Oğlu Turgut, ‘Babam, hak yemez hak yedirmezdi. Kabadayılığı oradan gelir. Silah kullanmaz, tırnak makası bile taşımazdı.’ Diyor.

                                                       Arap Kemal Çocuklarıyla

Bazen.. Akşam Haydarpaşa’dan dönerken arkadaşlarıyla ahşap tren iskelesinde içerlermiş. Orada bir garibana rastlamış. Adam kendini çok acındırmış. Arap Kemal çıkarıp paltosunu vermiş. Ancak adam acındırmaya devam etmiş. Bu sefer çıkarıp ayakkabılarını da vermiş. Akşam eve geldiğinde eşi şaşırmış ve ne olduğunu sormuş. Kemal Ağbi, ‘Denize düşürdüm’ deyince eşi Nebahat Hanım, ‘Hadi paltoyu düşürdün. Ayakkabılarını nasıl düşürdün?’ diye sorar.

1960’larda emlak işi yapmaya başlar. Artık sadece Yeldeğirmeni’nde değil tüm Kadıköy’de hatta İstanbul’da tanınmaktadır. Gece hayatı Avrupa yakasındadır o yıllar. Bazen, semtte taksicilik yapan İbrahim Güven’in arabasıyla karşıya geçerler. ‘Tüm mekânlarda Onu tanırlardı’ diyor İbrahim..

Kemal Karaman ve ailesi ortaokulun arka kapısının olduğu Yeldeğirmeni Sokağa taşınırlar.

Semtteki Abdullah, Reşat ve Halit Ağbilerin meyhanelerinde oturmayı sever. Çoğunlukla Nedim’in kahvesine takılır. Seyrek te olsa yaz mevsimlerinde Fuat’ın kahvesinin önünde nargile içer.

Bir gün Hasanpaşalılar Nedim Ağbinin kahvesine gelip Ünsal Ağbiyi ararlar. Niyetleri kötüdür. Ama Kemal Ağbi kahvededir. Yedikleri dayakla hepsi geldiğine bin pişman olup giderler.

Çocuklarını sever. Zaman zaman Onları görmek için gündüz eve gelir.

16 Nisan 1967.. Öğlen saatlerinde Kemal Ağbi eve gelir. 7 yaşındaki küçük oğlu Namık’ı sevecektir.  Çocuğuyla oynar. Eşine sık sık söylediğini yineleyerek, ‘Namık’ın oğlu olursa benim adımı koysunlar.’ Der.

Salondadır. Bir ara tuvalete gitmek için ayağa kalkar. Aniden başı döner, yere düşer. Haydarpaşa Numune Hastanesine kaldırırlar. Beyin kanaması geçirmektedir., Kadıköylülerin Bahariye Dispanserinden tanıdığı Yeldeğirmenli Galop (Kleo) Ağbi orada doktordur. Hemen duruma müdahale eder. Ancak Kemal Ağbi kurtarılamaz. 38 yaşındadır henüz.. Galop Ağbi Yeldeğirmeni’ne haberi ağlayarak verir. ‘Babamız öldü.’ Diyerek.

Cenazesi camiden önce, evinin ve Nedim’in Kahvesinin önüne getirilip herkesle vedalaşması sağlanır. Ünlüler, bürokratlar, Kadıköylüler, mahalleliler gelmiştir. Kalabalık bir cemaatle yolcu edilir Kemal Karaman. Tanınan ismiyle Arap Kemal..

Son kabadayılardandı.. Kabadayılık 1960’larda son buldu.. 1970’lerde mafyaya dönüşerek..

                                              Cenazesi Evinin Önünde

Onun vefatından bir süre sonra eşinin gözleri görmez olur.

Aradan yıllar geçer. Namık büyür. 1985 yılında evlenir. 1990 yılında oğlu olur. Babaanne Nebahat Hanım adını Kemal koydurur.

Namık zaman zaman oğlunu semtte gezmeye çıkarır. Arkadaşları çocuğa Arap Kemal’i anlatırlar.. Ağlayarak..  Torun Kemal hiç görmediği dedesini çok sever. Büyüdüğünde sık sık mezarını ziyaret eder.

                                            Torun Kemal Karaman Dede Kemal Karaman’ın Mezarını Ziyarette.

Düşünüyorum da.. 38.. Ölüm için oldukça genç bir yaş.. Kemal Ağbi kabadayı olmasa daha mı uzun yaşardı acaba? Yaşam böyle bir şey işte..

ARİF ATILGAN https://www.arifatilgan.com ARALIK 2021