Gece uyanıktım. Yer altından ahşap bir teknenin fırtınada gacırdaması gibi sesler geldi ve sarsılmaya başladık. Uzun süre devam etti. Sabah haberler geldikçe Kocaeli, Sakarya, Gölcük, Yalova taraflarında facia yaşandığı belli oluyordu.

 

Mimarlar Odası bir toplantı düzenledi. Ertesi günü TMMOB organizasyonuyla Gölcüğe giden bilirkişi heyetindeydim. Arabayla gidiyorduk. Kocaeli’ne geldiğimizde yıkımları görmeye başladık. Körfezi döndüğümüzde ise felaket görüntüleri önümüzdeydi.

 

Gölcükte Hayat felçti. Hatta ölenlerden dolayı ağır bir koku da vardı. Maskelerimizi taktık ve sahaya çıktık..

 

20. yılda alışılmış şeyleri tekrarlamak istemiyorum. Değişik gözlemlerimi yazacağım.

 

Ülkenin en lüks giyim markalarının gönderdiği giysiler depremzedelere ulaşmıyordu. Onlara ancak yardımsever vatandaşların kullanılmış giysileri ulaşabiliyordu.. Yabancı marka sigaralar da ulaşmıyordu. Sokaklara konan, isteyenin istediği kadar alabildiği sigara paketlerinin konduğu masalarda hep yerli sigaralar bulunuyordu..

 

Yıkılmış binaların görüntüsü şaşırtıyordu. Moloz yığını şeklindeydiler.. Belediye Başkanı ‘Seçim zamanında başkan adayları olarak bina katları için adeta açık artırma yapıyorduk. 5, 7, 8 kat gibi.’ Diyordu. Halbuki olması gereken kat adeti 3 idi.. Raporlarımıza yıkılan binaların 1 sebepten değil en az 7-8 sebepten yıkıldığını yazıyorduk.. Yıkılmış bir binadan en yakının cansız bedeni çıkarıldığında üzülen kişi, birazdan komşusu canlı çıkarıldığında seviniyor, herkesle birlikte alkışlıyordu.. Yer yer Arama Kurtarmacıların sessizlik işareti yapıp enkazdan ses dinlemeye çalıştıkları görülüyordu.. Gerçek matem ortamı hissediliyordu.. İnsanlar yemek, giyecek gibi yardımlar için kuyruğa giriyordu.. Bir kişi ağlıyordu. ‘Biz başkalarına yardım yapan insanlardık. Şimdi yardıma muhtacız.’ diyerek.. Bir başkası ‘Ailecek çalıştık, binamızı yaptık. Altı mağaza, üst katlar evlerimizdi. Hiç bir şeyimiz kalmadı.’ Diyordu.. Deprem dolayısıyla yardıma gelenlerin kim olduğu ayırt edilemiyor, yabancıların art niyetli faaliyetleri önlenemiyordu..

 

Bir süre sonra.. Güçlendirmeler için Proje Müşavirlik Büroları kurulması kanunu çıkarıldı.

 

İstanbul’dan İnşaat Mühendisi bir arkadaşım işsizlikten büroyu kapatacakken deprem bölgesinde Proje Müşavirlik Bürosu açmıştı.. Yalova Belediye Başkanı Türkiye’nin bütün illerinden İnşaat Mühendislerinin orada Proje Müşavirlik Büroları kurduğunu söylüyordu.. Vatandaşa devlet güçlendirme için 2000TL yardım yapıyordu. Üstünü vatandaş karşılayacaktı..Proje Müşavirlik Büroları vatandaşın parasına göre güçlendirme yapıyordu..

 

O ortamı kimse yaşamasın..

 

ARİF ATILGAN 17 Ağustos 2019.