İKİ HABER VE SOY(SUZ)LULAŞTIRMA
Arif Atılgan
Bu günlerde Kadıköy’le ilgili gündemde olan iki habere büyüteç tutmak istiyorum. Birincisi Modada 25 yıldır hizmet eden Alp Kitapevinin kapanması haberidir. Kitapevi 1.750 TL olan kirasının 4.000 TL olması sebebi ile kapanmak durumunda imiş. İkinci haber ise Yeldeğirmeni’nde 100 yıllık Osmangazi İlkokulunun kapanması haberidir. Osmangazi İlkokulu da öğrenci azlığı sebebiyle kapatılacakmış.
İki haberin birbiri ile benzerliği bulunmaktadır. İkisi de eğitim-kültür ile ilgilidir. Modadaki kitapçının kapatılmasının yakın geçmişte gerçekleştirilen Kadıköy Tarihi Çarşı Canlandırma Projesiyle, Osmangazi İlkokulunun kapatılmasının ise Rasimpaşa Mahallesi Canlandırma Projesiyle ilgisi bulunmaktadır. Zira canlandırma projelerinin sonucunda ilgili semtler soy(suz)lulaştırılmaktadırlar. Kadıköy Tarihi Çarşıdaki Canlandırma Projesinin ilk sonuçları Çarşının çevresinin genişleyerek Mühürdara ve Bahariyeye kadar uzanması, tüm alanın ticari fonksiyonlarla kaplanması olarak görülmüştür. Ticari fonksiyonlar bir süredir Kadıköy’de yer bulamamakta Modaya doğru ilerlemekte idiler. Yakında Modayı da saracağının ilk işareti olarak kitapçı dükkânının kapanması gösterilebilinir. Semte hizmet eden esnaf dükkânları yükselen kiralara dayanamayacak ve tek tek Modayı terk etmek zorunda kalacaklardır. Alp Kitapevi bu hareketin ilk işaretidir. Ardından iskân edilen konutlar da tek tek Modayı terk etmek zorunda kalacaklardır.

                                                                     Alp Kitapevi

Yeldeğirmeni’nde ise Osmangazi İlkokuluna geliri düşük ailelerin çocuklarının gittiği haberi yayıldığı için diğer aileler çocuklarını bu okula göndermiyorlarmış. Bana göre ilkokula gönderecek çocuğu olan ailelerin azaldığı sebebi de olabilir. Yeldeğirmeni’nde gerçekleştirilen canlandırma projesi ile semt fazlaca tanıtılıp popüler hale getirilerek yeni insanların ve işyerlerinin gelmesi sağlanmıştı. Buradaki canlandırma projesinin sonuçlarının alındığının ilk işareti de ilkokulun kapatılması konusudur. Yeldeğirmeni’nde de yakında esnafların şekli değişecek yeni insanlar ve işyerleri oluşacaktır.

Osmangazi İlkokulu

Yıllardır bu tehlikeyi işaret etmişimdir. Buna rağmen Yeldeğirmeni’nde tarihi Özen Sineması kaçak bir şekilde tadil edilip buraya, ironi yaparcasına, semti ve Kadıköy’ü tasarlayacak kuruluş olan TAK yerleştirilmişti. Üstelik bunu yapan, bu çeşit yapılaşmayı önlemesi gereken Kadıköy Belediyesi idi. Çarşıda ve Yeldeğirmeni’nde yapılanların sonucunda Çarşının devamlı kanser gibi genişlemesi ile Yeldeğirmeni’nin popülerleşmesi renk olarak görülmüştü.

Kadıköy’ün iki tarihi semti olan Yeldeğirmeni ile Moda arasında ilginç bir zıtlık bulunmaktadır. Moda’nın eski insanları kalmış eski binaları yok olmuştur. Yeldeğirmeni’nin ise eski insanları yok olmuş eski binaları kalmıştır. Şimdi görülüyor ki Moda’nın eski insanları, Yeldeğirmeni’nin ise eski binaları da yok olacaklardır. Zira iki semtte de soy(suz)lulaşma başlamıştır. Moda’daki insanlar ticarileşen semtte yaşayamayacaklardır. Yeldeğirmeni’nde ise Özen Sineması kaçak tadilatla yok edilerek ve Ayrılık Çeşmesi Sokağı planlarda ‘ağaçlandırılacak alan’ haline getirilerek kalan eski binaların yok edilmesi operasyonu başlatılmıştır. Bilinmelidir ki kötü fonksiyon iyi fonksiyonu, çok para az parayı kaçırır, kaçıramazsa kovalar.

Her iki canlandırma projesini yapan önceki Kadıköy Belediyesi Yönetimi bu projeleri gerçekleştirmekle doğru yapmamıştır.

Kadıköy Tarihi Çarşıda çarşı kalmadı. Osmangazi İlkokulu ve Alp Kitapevinin başına gelenler de gösteriyor ki Rasimpaşa (Yeldeğirmeni) ve Caferağa (Moda) Mahallelerinde de ‘mahalle’ kalmayacaktır. Bu gelişmeler en çok Haydarpaşa projesinin gerçekleştirilmesine kolaylık sağlayacaklardır.  Kadıköy Merkez, Moda ve Yeldeğirmeni’nde oluşacak soy(suz)lulaştırma sonucu buralarda aile kalmayacaktır. Aile kalmadığında ise Haydarpaşa Projesi uygulaması başladığı zaman karşı çıkacak kitle kalmayacaktır. Bölgede oluşacak ticari oluşumlar kentteki projelerle fazla ilgilenmezler. Zira ticaret ticaretine bakar.

Günü gelince Kadıköy Tarihi Çarşı ve Rasimpaşa Canlandırma Projelerini yapanlar daha detaylı masaya yatırılacaklardır. Onları destekleyen, karşı çıkmayan, ödül veren kişi ve kurumlar, hatta bu çalışmalara katkıda bulunduğu söylenen üniversiteler, hepsi halkın önünde sorgulanacaklardır.

Bunları yazmamın sebebi Kadıköy örnek alınarak İstanbul’un başka semtlerinde de gerçekleştirilmek istenen Galata-Port, Haliç-Port vs gibi çılgın, dev, mega projeler için başka canlandırma projeleri yapılacağı kuşkumdur. Örneğin: Galata-Port Projesi için Karaköy, Tophane, Galata, Fındıklı gibi semtlerde canlandırma projeleri yapılabilinir. Dolayısıyla oraları da projenin uygulaması başlayıncaya kadar soy(suz)lulaştırılarak Galata-Port projesine hazır hale getirilebilinirler.

Canlandırma projeleri kentin merkezindeki sakin semtleri çöküntü alanı ilan ederek oralara yapılmamalıdırlar. Aksine kent dışındaki çöküntü alanı olmuş yerleşim alanlarında uygulanmalıdırlar.

Son yerel seçimlerden önce bazı aday adayları benimle Kadıköy’le ilgili fikir alışverişinde bulunmak istemişlerdi. Mutlulukla kabul etmiştim. Yaptığım sohbetler sonunda bazısının iki canlandırma projesi için ‘artık iş işten geçmiş’ şeklinde düşündüğünü tespit etmiştim. Bu duruma üzülmüştüm ama konuların bilinmesine sevinmiştim.

Bilinmelidir ki “soylulaştırma” her düzeydeki ekonomik seviyedeki insanların yaşadığı semtlerde yapılabilinir. Zira yapılan “soylulaştırma” değil, aslında “soy(suz)lulaştırma”dır.  
ARİF ATILGAN MİMDAP MAYIS 2014