Kent Mektupları



KUŞDİLİ ÇAYIRI’NA YENİ PLAN
Arif Atılgan

Kadıköy’ün 45.990 M2 lik tarihi alanı Kuşdili Çayırına geçtiğimiz günlerde yeni bir “koruma planı” hazırlandı. Bu planda oturma alanı TAKS=0.30, inşaat alanı ise KAKS=1.8 olarak belirlenmiş. Planda birden fazla bodrum kat yapılmasına ve ilk iki bodrum katın iskâna açık kullanılabilmesine izin verilmektedir. Eski planda AVM 12.000M2 alana oturuyor, iki bodrum katta toplam 86.000 M2, kubbede 25.000M2, kulede 1.600M2 olmak üzere toplam 112.600M2 inşaat alanı içeriyordu. Yeni planda ikiden fazla bodrum kat yapılacağı ve 150.000M2 den fazla bir inşaat alanı gerçekleşeceği belli olmaktadır. Sanki inşaat alanını yükselterek adeta halka inşaatı geciktirme cezası verilmektedir.

Diğer yandan planda Kurbağalıdere’nin yatağı değiştirilerek inşaat yapılacak tarafta düzgün şekilli bir alan oluşturulmaktadır. Dere yataklarının değiştirilmesi son yıllarda olağanlaşmaya başlamıştır. Ancak Alibeyköy’deki sel baskınını doğanın bizlere bu konudaki bir ihtarı olarak kabul etmeliyiz. Akarsular yüzlerce yılda yataklarını oluşturmaktadırlar. Kurbağalıdere de bu alanda bir es yaparak kendine taşma alanı yaratmıştır. Aslında gerek Kuşdili Çayırı gerekse Kadıköy Belediyesinin bulunduğu alan ve Hasanpaşa’ya kadar olan düzlük bölge Kurbağalıdere’nin taşma alanıdır.

Kuşdili Çayırı’nın Yeni Planı

16/01/2013-16/02/2013 tarihleri arasında askıda kalmış olan plana çeşitli kişiler ve kurumlar karşı çıkmaktadırlar. Ancak karşı olanlardan bazılarının Kuşdili Çayırı Alanında zeminin altına otopark, üzerine yeşil alan yapılmasını istediklerini de duyuyoruz. Bu çeşit uygulamanın ilk örneği Cihangir Parkında görülmüştür. Uygulamanın doğru olup olmadığının Cihangirlilere sorulmasını öneririm. Cihangirde önce parkın altına sadece otopark yapmakla başlayan uygulama, gelişerek bugün parkın neredeyse ortadan kalkmış hale gelmesi sonucuna ulaşmıştır. Apartman bahçelerinde alta otopark yapıp otoparkın üzerine 0.50-1.00 MT toprak örterek yeşillik yapılmaktadır. Ancak buralarda çimen veya bodur ağaç yetişebilmektedir. Ağaçların, hele Kuşdili Çayırının eski halinde bulunan çınar ağaçlarının, yetişebilmesi için toprak altında derinlik gerekmektedir. Ayrıca Kuşdili Çayırında sağlam zeminin 30-35 MT derinlikte olduğu bilinmektedir. Burada zemin altına veya üzerine inşaat yapabilmek için bu kadar derine kazık temel atabilmek gerekir. Bu kadar çok masrafa girildiğinde tek katlı bir bodrum katla yetinilmeyeceği alta ve üste başka inşaat eklentilerinin arzu edilebileceği düşünülmelidir. Zaten toprak altına otopark inşaatı da burada hafriyat ve inşaat faaliyetlerinin olması demektir. Böyle bir uygulama çöpleri halı altına süpürmeye benzemektedir. Üstelik bu şekilde alan korunmuş olmamaktadır.

Cihangir Parkı’nın En Yeşil Bölümü
Dikkat edilirse bütün yazılarımda ve konuşmalarımda bu alandan Salı Pazarı diye değil Kuşdili Çayırı diye bahsederim. Zira Salı Pazarı dendiğinde bu alanın betonla kaplı boş bir arsa olduğu akıllara gelmektedir. Kentin merkezindeki böyle bir arsaya da bir şekilde inşaat yapmak düşünenler olabilir. Hâlbuki Kuşdili Çayırı dendiğinde buranın çayırlık ve koruluk bir alan olduğu akıllara gelmektedir. Her ne kadar şu anda ağaç kalmamışsa da alanın eski hali akıllara getirilmelidir. O zaman buraya boş arsa olarak değil, ağaçları kesilmiş, üzeri betonlaşmış eski çayırlık olarak bakılır. Dolayısıyla insanlar kentin içersinde eski haline getirilerek korunması gereken bir alan olduğunu anımsarlar.

100 yıl önce buradaki derenin içersindeki kurbağaların sesini, üzeri örtülü kafeslerdeki saka, iskete, florya kuşlarına dinleterek, onların kanarya gibi ‘makara çekmelerini’ sağlayan kuşbazlar bu olaydan dolayı önce dereye ‘Kuş Dili’ adını vermişlerdi. Daha sonra dereden dolayı çayır Kuş Dili adını almış, dere yine Kurbağalıdere olarak anılmaya başlanmıştı.

Kadıköylüler 1900 lü yılların başlarında buradaki dere kenarında ‘piyasa yaparlar’, diğer taraflarda piknik, panayır gibi etkinliklerde bulunurlardı. Daha sonra uzun yıllar bayram yeri olarak ta kullanılmış olan bu çayırda Fenerbahçe Spor Kulübü Lokali, Hamdi’nin Gaziosu, Kuşdili Sineması gibi o yıllarda önemli sayılan sosyal tesisler bulunmakta idi.

Yıllardır Yeldeğirmeninde haftada iki gün kurulan pazarlar 1970 li yıllarda Taşköprü Caddesine nakledilmişti. 1980 li yıllarda ise Taşköprü Caddesinden Kuşdili Çayırına alınmışlardı. Çayırda pazarlar kurulmaya başladıktan sonra ağaçlar kesilmiş, zemin betonlaşmıştı. Salı Pazarı şimdi Hasanpaşa’da E-5 in yanındaki alana taşındı. Bugün de oraya Salı Pazarı Alanı denilmektedir.

Ayrıca Kadıköy’de Yeldeğirmeni, Acıbadem, Hasanpaşa, Fikirtepe gibi semtlerde halkın yaralanacağı park alanı yok gibidir. Özellikle bu semtlerde yaşayanlar için buradaki yeşil alan çok önemli olacaktır.

Öte yandan Fikirtepe’de oluşan vahşi kentsel dönüşüm sonucu burada 80MT yüksekliğinde binalar oluşacaktır. Diğer yandan Kadıköy’ün içersinde de binalar yıkılıp yeniden inşa edileceklerdir. Bu binaların altlarında ve bir kısmının üst katlarında oluşacak ticari fonksiyonlar zaten çok büyük bir alış veriş merkezi görevi üstleneceklerdir. Esas onlar için bu çevrede yeşil alan ihtiyacı olacaktır.  Bu ihtiyaca Kuşdili Çayırı Alanının yetmeyeceği, başka boşlukların da bulunması gerektiği hesaplanmalıdır.

Kuşdili Çayırının Kadıköy’ün hafızasında yer etmiş tarihi ve doğal değeri olan bir alan olduğu unutulmamalıdır.

Yukarıdaki satırlar Şubat 2013 tarihinde MİMDAP ta yayınlanmıştı. O tarihten sonra Kuşdili Çayırına iki plan daha yapıldı. Son plan 13/07/2013 tarihinde İBB meclisinden geçti. Bu planda alana AVM inşa edilmesinden vazgeçilmiş, ancak yarısının altına, üzerinde 1,5 MT toprak bırakarak otopark yapılması öngörülüyordu. Hâlbuki burası tamamen çayırlık ve koruluk hale getirilerek eski tarihi kimliğine kavuşturulmalı idi. Ayrıca buraya inşaat faaliyeti girdikten sonra devamının gelebileceğini, ilerde tadilatlarla üzerine AVM yapılabileceğini bile akıllarda çıkarmamalıyız.

Umutla sonunda halkın isteğinin olacağını, alanın tamamının yeşilleşeceğini bekliyorum. Ancak o zaman fısıltıyla burada otopark ta olabilir diyen bazı yetkililer ne diyecekler merak ederim.

ARİF ATILGAN TEMMUZ 2013