Mimarlara Mektuplarım



RAGIP SARICA PAŞA KÖŞKÜ VE KORUSU
Arif ATILGAN

 

1960’lı yılların sonlarıydı. Sıcak bir yaz günü Fenerbahçe DDY Kampı Plajından beş arkadaş denize açılmış, yan taraftaki askerî kamp tarafına doğru yüzmeye başlamıştık. Daha sonra Dalyan’a kadar gitmeye karar vermiş, Dalyan açıklarında denizdeki dalyanların yanında ise Caddebostan’ı gözümüze kestirmiştik. Caddebostan ileride gördüğümüz o muhteşem köşkün bulunduğu yerdi: Sarıca Paşa’nın Köşkü. Bu köşkü istikamet alarak kumsalına çıktığımız Caddebostan plajından dönüşümüz, karadan kızgın asfaltta çıplak ayaklarımızla koşarak olmuştu.

 

Ragıp Sarıca Paşa Köşkü özellikle denizden bakıldığında Caddebostan’ın işareti olarak bilinirdi.

 

Ragıp Sarıca Paşa Köşkü

 Ragıp Sarıca Paşa, 2. Abdülhamit devrinde sarayın mabeyincisi, kardeşi Arif Sarıca Paşa ise doktoruydu. Arif Sarıca Paşa’nın da Moda’da beş katlı, kesme taştan inşa edilmiş bir köşkü bulunmaktadır.

 

18. yüzyılın ilk yarısına kadar Göztepe-Bostancı arası sebze bahçeleriyle kaplıydı. Ancak buraları, ağaçlık ve kuytu olmasından dolayı olsa gerek, suçluların sürgün edildiği bir alan olduğundan “Cadıbostanı” diye anılmaktaydı. 1750 yılından sonra bu havaliye köşkler yapılmaya başlayınca Cadıbostanı, “Caddebostan” olarak değiştirilmişti.

 

Ragıp Sarıca bu köşkü 1906 yılında Caddebostan sahilinde A. Jasmund isimli bir mimara dört katlı, kâgir olarak inşa ettirmişti. Çok değişik bir mimari görüntüsü olan köşk kırk bin altına mal olmuş, tavanlarında altın varaklar kullanılmış, deniz tarafına ise bir kule yaptırılmıştı. Köşkün kara tarafına açılan çift kanatlı, büyük, oymalı, demir kapısının karşısında iki güzel bina inşa edilmişti. Bunlardan selamlık olarak kullanılanı son yıllarda yıkılmış, yerine apartmanlar yapılmış. Ancak yaverlerin oturması için yapılmış olan tek katlı taş bina bugün hâlâ bütün güzelliğiyle yerinde durmaktadır. Ragıp Paşa Köşkü’nün yanında ise, aynı korulukta, Tevhide Hanım Köşkü bulunmaktadır.

 

                                                        Tevhide Hanım Köşkü

Tevhide Hanım, Ragıp Sarıca Paşa’nın kızıydı ve onun köşkünü de Paşa inşa ettirmişti.

5929 m2 koruluk alanın içersindeki Ragıp Paşa Köşkü’nün bahçesinde uzun süreden beri yapılaşma sağlanması için çalışmalar yapıldığı bilinmektedir.

 

Göztepe Mah., 103 Paf., 1149 Ada, 119 Parselde bulunan bu arsa 9.3.2005 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli Kadıköy Merkez E-5 (D-100) Otoyolu Ara Bölgesi Nazım İmar Planı’nda ve 11.5.2006 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı’nda koruluk alanlarda kalmaktadır. Koruluk alanlarda TAKS: 0,25, Maks Taban Alanı: 250 m2, Hmax:9,50 m., mevcut ağaçların korunması şartıyla inşaat yapılabilmektedir. Ancak bu parsel için, hem koruluk olması hem de içersindeki 1. derece tarihî eserden dolayı İlgili KTVKK’dan da görüş alınması zorunluluğu bulunmaktadır. Arsadaki ağaçların sıklığı göz önüne alınırsa inşaat yapılacak yer yok gibi gözükmektedir.

 

Kadıköy Belediyesi’nin internet sitesinden edinilen bilgiye göre 119 Parselin önemli bir kısmı “Yerleşime Uygun Olmayan Alan” sınırları içersinde kalmakta ve anlaşıldığı kadarıyla bu sebepten parselde inşaat yapılması zorlaşmaktadır.

 

Bu konuda hazırlanabilecek bir zemin etüt raporuna göre parselin büyük bir kısmı “Yerleşime Uygun Olmayan Alan”da kalmaktayken “Yerleşime Önlemli Alan” durumuna getirilerek bu alanda yapılaşma olabilmesi sağlanabilecektir.

 

Bu tip başvurularda, kamu kurumu olan belediyelerin yine kamu kurumu olan üniversitelerden zeminle ilgili rapor istemeleri en sağlıklı ve tercih edilen yöntem olmalıdır.

 

Genel olarak arsa sahiplerinin mülklerini inşaata açtırarak daha değerli olabileceğini düşünmeleri anlayışla karşılanabilir. Ancak bu tip tarihî eserlerin orijinal haliyle korunduğunda hem kendileri hem de toplum için çok daha değerli olacakları da bilinmelidir.

ARİF ATILGAN AĞUSTOS 2008 MİMARLARA MEKTUP