MELİH KORAY BİNALARININ KORUNMASI ÇALIŞMASI
Arif Atılgan
25 Temmuz 2014 Perşembe günü Mimar Yılmaz Kuyumcu ve Mimar Hasan Kıvırcık ile birlikte Mimar Melih Koray ile buluşarak Kadıköy Belediyesine gittik. Kadıköy Belediye Başkan Yardımcısı Mimar Ülkü Koçar ile birlikte bir toplantı yaptık. Toplantı sonunda Melih Koray, Kadıköy Belediyesine eserlerinin korunması için gereken çalışmaların yapılması başvurusunda bulundu. Kadıköy Belediyesi Mimar Melih Koray’ın eserlerinin korunması amacıyla ilgili 5 Nolu Koruma Kurulunda tescil işlemlerinin yapılması konusunda kurumsal olarak çalışma yapacak. Bu durum oldukça sevindiricidir. Ayrıca Kadıköy Belediyesinin Bağdat Caddesi ile ilgili cephe çalışması yapacağı haberini de aldık. Anlaşılıyor ki Belediye Bağdat Caddesinin rast gele yapılaşmasını arzu etmemektedir.
Toplantı sonrasında Yılmaz Kuyumcu ile birlikte, Melih Korayla Onun Bağdat Caddesindeki binalarını fotoğraflamak üzere bir gezi yaptık.
Genel olarak mimarların mimarlıklarında tespit ettiğim bazı konular vardır. Örneğin:

-Sürprizler yaratabilmek için karmaşık planlar yapılır.
-Cephelerde genellikle net, geometrik, ciddi çizgiler kullanılır.
Mimarlar bu çeşit binalarıyla fazla ciddi, toplumun dışında kişiler gibi görünmektedirler. Bu durumun mimarın görüntüsündeki yansıması ise geri renktir. Mimarlar eserlerinde de giysilerinde de gri rengi taşımayı severler. Hatta benim ‘Gri Bina’ adını verdiğim, Mimarlar Odası İstanbul Şubesinin binasında da sadece grinin tonları görülmektedir.

Melih Koray’ın binalarında insanilik, olduğu gibi görünmek, duygularının istediğinin yaratılması vardır. Binalarında keyifli yaşam öne çıkarılır. Ferah girişli binalarının cephelerinde geniş balkonlar, taş, ahşap gibi doğal malzemeler, çiçeklikler bulunur. Çiçeklikler o şekilde düzenlenmiştir ki bahçe gibi olmuş balkonlarda çiçeği sevmeyen insanlar bile çiçek yetiştirirler. Dolayısıyla cepheler doğal malzemeleriyle, sarkan bitkileriyle bir doğa manzarası gibidir. İnsanı ister istemez kendine çeker. Melih Koray’ın binalarında o binaları kullananlar kendilerini ayrıcalıklı hissederler. Bu durumun Melih Koray’ın görüntüsüne yansıması ise fotoğraflarda da açıklıkla görüleceği gibi eserlerinin de kendisinin de renkli olması şeklindedir.

Bu gezinti esnasında şaşkınlıkla tespit ettim ki Bağdat Caddesinde beğendiğim bütün binalar Melih Koray’a aitti. Melih Beyin tarzı, binalarının kolaylıkla ayırt edilebilmelerini sağlamaktadır. İşte bu sebeplerden Melih Koray’ın binaları halkımız tarafından daha fazla fedakârlık edilerek tercih edilmiştir.

O gün Melih Bey başından geçen bir olayı anlattı. Bir gün kendisine bir telefon gelmiş. Telefon eden kişi oturdukları binanın mimarının kendisinin olduğunu, dolayısıyla binadaki bir sorun konusunda görüşmek istediklerini söylemiş. Melih Bey sözü edilen binaya gittiğinde o binanın kendisiyle bir ilgisi olmadığını görmüş. Bu durumu onlara söylediğinde ise bina sahipleri, müteahhidin onlara binanın mimarının Melih Koray olduğunu söyleyerek konutları sattığını anlatmışlar.

Konut satanlar kaç mimarın adını kullanarak başka mimarın binasını satarlar? Kaç mimarın tarzından binalarını herkes tanıyabilir? Kaç mimarın adını halk ezbere bilir? 

Görüldüğü gibi Melih Koray’ın mimarlığına halk karar vermiş.

Bu gezi esnasında CKM ye gidilen sokağın karşısındaki, anımsadığım kadarıyla adı Çam Apartmanı olan, binasının yıkıldığını gördük. O binanın karşısındaki binanın bodrum katında Kadıköy’ün iki diskoteğinden biri olan Budak Kulüp bulunurdu. Diğeri de Feneryolu İstasyonuna çıkan sokağın sağ tarafındaki binanın bodrum katındaki Top Pop Disko idi. Kadıköy’de başka eğlence yeri yoktu. Ben Budak Kulübü tercih edenlerdendim. Cumartesi akşamları mahallenin kızları beni beklerlerdi. Yanlış anlaşılmasın anneleri ben olmazsam gece kulübüne gitmelerine izin vermezdi. Budak Kulübe her gidişimizde keyifle izlediğim bu bina Bağdat Caddesinin en prestijli binasıydı. Yazık olmuş. Diğerlerini kurtarabilmeliyiz.

Aslında mimarlık camiasına tartışılacak önemli bir iddiayı iddia ediyorum. Melih Koray belki de halkın tercihi ile mimarlığı kabul edilen ilk mimarımızdır. Onun bütün eserlerinin listesini çıkarma çalışmaları başlatılmıştır. Umarım kendisine ve mimarlığına herkes tarafından gereken değer verilir.
ARİF ATILGAN MİMDAP Temmuz 2014