HÜSEYİN AĞA ÇEŞMESİ
Arif Atılgan

Hüseyin Ağa Sarayda Kul Kedhüdası iken 1765 yılında Yeniçeri Ağası olmuş, bu görevden ayrıldığı 1767 yılında ölmüştür. Kendisi 1766 yılında Serasker Caddesindeki çeşmeyi yaptırmıştır. Çeşmenin Kitabesinde ‘Sahibe-ül hayrat vel-hasenat/ Yeniçeriler Ağası Hüseyin Ağa 1766’ yazmaktadır. Tuğla ve harçla yapılmış olan bu çeşme diğerlerinden farklı bir yapıdadır. İBB nin mülkiyetindedir. Günümüzde kullanılmaz durumda olan Çeşmenin üzerinin fotoğrafta görüldüğü gibi masa sandalyelerle tefriş edilerek kullanıldığı belli olmaktadır.

Hüseyin Ağa Çeşmesi

Serasker Caddesinin biraz daha yukarısında Hasan Rıza Paşa Çeşmesi bulunmaktadır. 1809-1877 yılları arasında yaşamış olan Hasan Rıza Paşa Osmanlı zamanında çeşitli illerde valilik, seraskerlik ve nazırlık yapmış. 1845 yılında yapılmış olan bu çeşmenin mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğünde olup 2014 yılında Kadıköy Belediyesi tarafından restore edilmiştir. Bu çeşme de uzun yıllar harap bir durumda idi.

Hasan Rıza Paşa Çeşmesi

Uzunçayır Üç Pınarlar mevkiindeki kaynak suları önce Halid Ağa Çeşmesine, oradan aynı hat ile Osmanağa Camii yanındaki Hekim Ali Paşa ve Kadıköy Çarşısı içindeki Saint Euphemie Kilisesinin yanındaki Sürmeli Ali Paşa Çeşmelerine gelirmiş.

Su getiren künklerin hırpalanması üzerine yerine pik borular döşenmiş. Yeni durumda Küçük Çamlıca’daki iki kaynağın suları da Üç Pınarlardakine eklenmiş. O zaman eski adıyla Çarıkçı Mahallesindeki yeni adıyla Serasker Caddesindeki Hüseyin Ağa ve Hasan Rıza Paşa Çeşmelerine de aynı borulardan su verilmiş. Yani aynı sokaktaki Hüseyin Ağa ve 50 MT yukarısındaki Hasan Rıza Paşa Çeşmeleri aynı kaynaklardan aynı boru hattıyla su alan iki çeşme imiş.

Bugün Hüseyin Ağa Çeşmesi perişan, Hasan Rıza Paşa Çeşmesi bakımlı durumdadır. Umarım Hüseyin Ağa Çeşmesine de sahip çıkılır, aynı caddedeki Hasan Rıza Paşa Çeşmesi gibi restore edilir.

Eminim ki Yeniçeri Ağası olan Hüseyin Ağa insanların susuzluğunu gidermesi için yaptırdığı Çeşmesinin bu halini gördükçe yattığı yerinde rahatsız oluyordur.  Yaşayanlar yaşamayanları yerlerinde rahat ettirmelidirler.

Ayrıca halkımız restore edilen çeşmeleri zarar vermeden kullanmayı da öğrenmelidir.
ARİF ATILGAN ARALIK 2014