KADIKÖY TARİHİ ÇARŞIDA “CANLANMA”
Arif Atılgan
Kadıköy Tarihi Çarşının en görünen yerindeki Seyhan Kitapevi üst katındaki çok sevdiğim kafesiyle birlikte kapanacakmış.  Belli ki burası da Çarşıdaki dönüşümün ekonomik baskısına dayanamayarak ünlü bir kafe zincirine mekânını bırakmak zorunda kalmaktadır.

                                                                    Seyhan Kitapevi

                                               Seyhan Kafe (Kadıköy’deki Gizli Köşemdi) 

 

2005 yılında Kadıköy Tarihi Çarşı Canlandırma Projesi yapılmıştı. Ben de o yıllarda Mimarlar Odası Başkanı olarak zaman zaman bu konudaki toplantılara davet ediliyordum. Her defasında ‘Tarihi Çarşı Muvakkıthane Caddesi ve Üzerlik Sokakla Söğütlüçeşme Caddesi arasında kalan küçük alandır. Diğer taraflar iskân alanı idi. Çalışmanın adını doğru koyabilmek için Tarihi Çarşı Ve Çevresi denmesi gerekir. Bu anlamda ‘Çevresi’ olacak alanın sınırlarının da belirlenmesinde yarar vardır. Ayrıca Tarihi Çarşı olan alanın içersine fonksiyon zorunluluğu getirerek esnaf dükkânlarının yeme-içme dükkânlarına dönmesi önlenmelidir. Bu alanda yeme-içme dükkânları olması isteniyorsa binaların üst katlarında yapılmalıdırlar.’ anlamında eleştiriler getiriyordum. Sözlerimden hoşlanılmadığını görüyordum.

                                                                       Tarihi Çarşı

Kadıköy Tarihi Çarşı Canlandırma Projesiyle Çarşı adeta vitrine konmuştu.  Ama aslında Kadıköy’ün merkezi pazarlanmıştı. Canlandırma Projelerinin ana fikrinde rant, pazarlama, reklam vardır. Çünkü: Canlandırma Projeleri kentin merkezindeki değil, dışında kalan sapa yerlerdeki çöküntü alanlarını canlandırmak için yapılırlar.
Bugün Tarihi Çarşıda bırakın tarihiyi, çarşı kalmamıştır neredeyse. Çarşı özelliğindeki dükkânlar yeme-içme dükkânlarına dönüşmüşlerdir. Diğer yandan Çarşı, Mühürdardan Altıyola kadar uzanmıştır. Ayrıca yine o yıllarda işaret ettiğim gibi Çarşı adı altındaki yeme-içme dükkânları artık Modayı da işgal etmeye başlamışlardır.
 2007 Yılında Canlandırma Projesi Başlangıcında Bir Sokak Yeme-İçme Dükkânlarına Dönüşüyor

                     2014 Yılında Aynı Sokak Tamamen Yeme-İçme Dükkânlarına Dönüşmüş

Diğer yandan 2010 yılında yapılan Yeldeğirmeni Canlandırma Projesi de aynı şekilde Yeldeğirmeni’ni dönüştürmekte, semt hızla yeme-içme dükkânlarıyla kaplanmaktadır. Bu proje için de aynı eleştirileri yapmıştım.
Bugün Kadıköy merkezde balıkçıların bulunduğu 30-40 MT lik sokağı saymazsak çarşı ortadan kalkmıştır. Diğer yandan Moda ve Yeldeğirmeni semtleri de mahalle yapısından hızla uzaklaşmaktadırlar.
Özellikle 2000 li yıllardaki Kadıköy’ün değişimine bakarsak Fenerbahçe, Bağdat Caddesi, Minibüs Caddesi, Acıbadem Caddesi aksları ticarileşmiştir. Kadıköy Çarşı, Moda, Yeldeğirmeni, Kozyatağı, D100 Kenarı, Söğütlüçeşme de ticarileşmektedir. Kentsel Dönüşüm yaşanacak olan Fikirtepe’nin de ticarileşeceği belidir. Yani Kadıköy’ün tamamı Ticaret-Eğlence fonksiyonuna dönüşmektedir. Bu fonksiyonun hâkim olduğu alanlarda mahalle, dolayısıyla aile yaşamı olmayacaktır.
Benim endişem Kadıköy’de tahminlerden daha olumsuz gelişmelerin olacağıdır. Ticaret-Eğlence fonksiyonundaki ‘Ticaret’ tarafının giderek ortadan kalktığı, Kadıköy’ün tamamen ‘Eğlence’ fonksiyonuna bürünmeye başladığı görünmektedir. Bu sebepledir ki günümüzde Kadıköy ilçesine ‘Anadolu Yakasının Beyoğlu’su’ denmeye başlanmıştır. Bildiğimiz Tarihi Kadıköy’ün biteceği görünmektedir. Bir önceki Kadıköy Belediyesi döneminde, belki de gayrimenkullerin değerli olması için bilerek veya bilmeyerek bu durum yaratılmıştır.
Ancak diğer yandan günümüz iktidarının kentlerde özellikle İstanbul’da ‘kırmızı lekeli alanlar’ olarak adlandırılan bölgeler projesi olduğu bilinmektedir. Yani özellikle alkol de alınan yeme-içme yerlerinin olduğu eğlence fonksiyonlu yerlerin iskân alanlarının dışında belli bölgelerde toplanması istenmektedir. Bu durumda Kadıköy ilçesinin tamamı ‘kırmızı lekeli bölge’ haline gelmeyecek midir?
O zaman 20-25 yıldır Kadıköy’ü yönetenler farkında olmadan muhalif oldukları iktidarın istediğini yapmış olmuyorlar mı?
2006 yılında Kent Konseyi Başkanı olduğum dönemde ısrarla Kadıköy’ün vizyonunun Kültür-Sanat olması gerektiğini vurgulardım. Görünüşte öyle olduğu iddia edilir. O zaman nerde kaldı Kadıköy’ün Kültür-Sanat vizyonu? Daha önce Modada kitapçı kapanmıştı. O konuyu da Blogumda http://atilganblog.blogspot.com.tr/2014/05/iki-haber-ve-soysuzlulastirma-arif.htmlbaşlığıyla yazmıştım. Şimdi Kadıköy’de kitapçı kapanıyor. Kitapçıların kapandığı, her tarafının eğlence fonksiyonuna dönüştüğü Kadıköy’ün vizyonunun ‘Kültür’ olduğu iddia edilebilir mi?
                                                        Boşaltılmaya Başlanan Kitapçı
                                                                  
Geçtiğimiz 2014 yılında önce Modalılar ardından Yeldeğirmenliler yaşanan değişimden şikâyetçi olmaya başlamışlardı. Daha sonra Tarihi Çarşının eski esnaflarının ama bugünlerde yeme-içme dükkânlarındaki yeni esnafların da şikâyetçi oldukları duyulmaktadır.
Yaşanan değişimin sadece Canlandırma Projeleri dolayısıyla olduğunu, Haydarpaşa Projesi gerçekleştiğinde esas büyük değişimin yaşanacağını belirtmek isterim.
Yeni seçilen Kadıköy Belediyesi Yönetimi gelişmeleri iyi irdelemelidir. Konulara kendi kimliğiyle çözümler bulmalı kendi tarzını ortaya koymalıdır.
Eski yönetimdeki dostlar benim iyi niyetli eleştirilerimi sevmemişlerdi. Dost acı söyler. Bana göre bu olanlar Canlanma değil Soy(suz)lulaşmadır maalesef.

 

ARİF ATILGAN MİMDAP OCAK 2015