Haydarpaşa
KAYIK İSKELESİ
Arif Atılgan
Kadıköy ile Haydarpaşa İskeleleri arasındaki mesafeyi insanların yürüyerek aşabilmesi oldukça zor olmaktaydı. Zira bu mesafeyi yürümek yorucu olmakla beraber zaman kaybına da sebep olabilmekteydi. İnsanların bir iskeleden diğerine çabuk ve yorulmadan ulaşabilmelerinin sağlanması için Haydarpaşa Garı inşa edilmeden önce her iki tarafa birer kayık iskelesi yapılmıştı. Gar Binasının temelinde kullanılan pembe renkli mermer blokların kullanıldığı anlaşılan bu iskelelere iki başlarındaki merdivenlerle inilmektedir. İki iskelenin arasında, sandallarla insan taşıma hakkı ise 19. Yüzyılın (1800 lü yılların) son çeyreğinde Padişah Fermanı ile denizle ve denizcilikle hiç ilgisi olmayan, Çankırı’nın bir köyünün (Çankırı-Gümüşdöven/Alpsarı)  insanlarına gedik (imtiyazlı hak) olarak bağışlanmıştı. Sultan Aziz kendi saltanat kayığında çalışan hamlacılardan (kürekçiler) memnun kalmış, bu sebepten Çankırılı olan kayıkçılara böyle bir hak tanımıştı. Bu sandallar 1980 li yıllara kadar halka hizmet etmişlerdi. Ancak bu yıllarda ulaşım araçlarının çeşitlenmesi ve çoğalması sonucunda artık sandallara talep olmamaya başlamış ve giderek bu sandallar ortadan kalkmak zorunda kalmışlardı.
                                                                    Kayık İskelesi
1980 li yıllara kadar çalıştığını anımsadığım İETT nin 2 nolu Kadıköy-Gar otobüsleri vardı. Bu hat Yeldeğirmeni’nden geçtiği için iskeleden karşı kıyıya geçmek isteyenlere pratik gelmiyordu. Onlar da kayıkları kullanıyorlardı.
                                                                          Kayıkçılar
1963 yılında Kadıköy- Haydarpaşa arasında 48 kayık çalışmakta idi. Bu kayıklar her seferinde 4 yolcu alırlardı. Sandalcılar yolcu başına 50 kuruş hesabıyla her seferde toplam 2 lira kazanırlardı.
Sandalcılar sandallarını İnciburnu’ndaki eski Evlendirme Dairesi’nin önündeki tahta iskelelerde muhafaza ederlerdi.
                                          Evlendirme Dairesi Yanındaki Sandalcıların Yeri
Bu kayıkları sadece Dalgakırana yüzmek için giderken kullanmıştım. Giderken Dalgakıranın Kadıköy tarafındaki kayaya bırakıyorlardı. Dönerken ise aynı kayadan Haydarpaşa tarafındaki sandalcılara ıslık çalınca gelip alıyorlardı.
Kadıköy İskelesi tarafındaki sandallar iskeleye yanaşan vapurun pervanesinin dalgasından çok etkileniyorlar fazlaca sallanıyorlardı. Küçükken onların sallanmalarından heyecanlanıyor ama o durumu seyretmekten de çok hoşlanıyordum.
ARİF ATILGAN HAYDARPAŞA KİTABI