Mimarlara Mektuplarım





ÜMRANİYE, ATAŞEHİR, ÇEKMEKÖY, SANCAKTEPE’NİN

DÜNÜ, BUGÜNÜ VE YARINI
Arif Atılgan

Ümraniye:

 

Arapça bir kelime olan Ümranın esas anlamı mutluluk, refah olduğu gibi, Bayındır, Meskûn, Medeni anlamlarına da gelmektedir. 17. Yüzyılda bu bölge, etrafta birkaç mezar ve selvi ağacı bulunduğu için olsa gerek Yalnız Selvi adıyla anılmaktadır. Bölge o yıllarda Padişah olan 1. Ahmed tarafından Aziz Mahmut Hüdayi’ye vakfedilmiştir. Cumhuriyete kadar bu Vakfın malı olarak kaldığı tespit edilebilen Ümraniye’de ilk yerleşim Balkan Savaşı sonrasında görülmektedir. Bu yıllarda bölgeye Batum, Yugoslavya, Bulgaristan’dan göçmenler gelmiştir. Bu sebepten bir süre buraya Muhacir Köy de denilmiştir.1960 yılına kadar köy olan Ümraniye, bu yıldan sonra organize sanayi bölgesi ilan edilmiştir. Bu sebepten göç almaya başlayan semt 1963 yılında Belediye olmuştur. Ümraniye Belediyesi, 1980 yılındaki İhtilalden sonra Üsküdar Belediyesine bağlı müdürlük durumuna sokulmuştur. Ancak nüfusunun ve konularının artması sonucunda Ümraniye,1987 yılında İlçe olmuş, 1989 yılında ise ilk olarak yerel seçimle tanışmıştır.

 

İlçenin 650.000 nüfusu, 22.000 HE Yüzölçümü ve 35 Mahallesi bulunmaktadır.

 

 

Ataşehir:

 

1331 yılında Osmanlı Padişahı olan Orhan Gazi Üsküdar’ı fethedince, daha önce Bizans’ın elinde olan Üsküdar- Kartal arasındaki bölgeye Anadolu Halkı yerleştirilmiştir. Bölge, Bursa’da yerleşmiş olan din adamı Geyikli Babanın öğrencileri olan Gözcü Baba, Eren Baba, Ali Gazi, Kartal Baba, Sarı Gazi gibi din adamlarının yönetimine bırakılmıştır. Bunlardan Eren Baba ve Ali Gazi Erenköy’ü idare etmişlerdir. Bu sebepten Bölgenin belediye olmasının ilk gündeme geldiği yıllarda Eren Gazi isminin verilmesi düşünülüyordu. Bölge 1465 yılında Erenköy adıyla anılmakta idi.1872 yılında Haydarpaşa- Pendik arasına tren yolu döşenmesi ve daha sonra tren yolunun üst tarafına asfalt yol inşa edilmesi ile İstasyon civarına Erenköy, tarihi geçmişi olan yerleşime ise İçerenköy adı verilmiştir.

 

Küçükbakkalköy ise eski bir Rum Köyüdür. Burada pazar kurulduğu için Küçükbakkalköy adı ile anıldığı tespit edilebilmektedir.

 

Ataşehir’in ilk yerleşim yerleri bu iki mahalledir. Daha sonra bölgede inşa edilen Ataşehir isimli Site ün yapınca İlçeye bu Sitenin adı verilmiştir. Ataşehir 2008 yılında ilçe olmuş, 2009 yılında ilk yerel seçimini yaşamıştır.

 

İlçenin 351.046 nüfusu, 25,84 KM2 (2.500HE) yüzölçümü ve 17 mahallesi bulunmaktadır.

 

Çekmeköy:

 

Alemdağ Ormanları etrafındaki bu alana ilk yerleşimin Kanuni Sultan Süleyman (1520-1566) zamanında görüldüğü tespit edilmektedir. Yerleşim idari olarak İzmit Sancağına bağlıdır. Osmanlıda idari yapılanma İstanbul Yakası’nda Ana Sancak, Anadolu Yakası’nda (Beykoz, Üsküdar) ise İzmit Sancağı olarak yapılanmıştır. Padişahlık zamanında buradaki ormanlar Atik Valide Sultan Vakfına aittir. Yılda 150 Çeki (1 Çeki=250 KG) odun kömür çıkaran Vakıf, bunları satarak elde ettiği gelir ile çalışmalarını yürütmüştür. Bölge, Cumhuriyet sonrasında Üsküdar İlçesinin Kısıklı Nahiyesine bağlanmıştır. Burada 1970 yılına kadar 400 kişinin yaşadığı görülmektedir. Ancak 1970 yılından sonra Bölgede MODOKO, İMES gibi sanayi sitelerinin inşası nüfusu patlatmıştır. Çekmeköy, 2009 yılında İlçe olmuş ve aynı yıl ilk yerel seçimini yaşamıştır.

 

İlçenin 147.352 nüfusu, 14.800 HE yüzölçümü ve 17 mahallesi bulunmaktadır.

 

Sancaktepe:

 

Uzun yıllar Samandıra olarak bilinen bu Bölgenin ilk adı Demeterdir. Demeter Yunan Mitolojisinde Tarım ve Bereket Tanrıçasının adıdır. Bu bölge 1296 yılında Orhan Gazinin Komutanı Abdurrahman Gazi tarafından fethedilmiştir. Cumhuriyet sonrasındaki yıllarda geliştiği tespit edilen Bölge ilk olarak 1992 yılında Belediye olmuştur. Bu yıllardan sonra burada yol, köprü vs yatırımları yapılmış ve yerleşim hızlanmıştır. Bölgedeki Askeri tesislerden dolayı Sancaktepe adının verildiği düşünülen yerleşim, 2008 yılında İlçe olmuş, 2009 yılında ilk yerel seçimini yaşamıştır. Sancaktepe Belediyesi, Sarıgazi, Samandıra ve Yeni Doğan Beldelerinin birleşmesi ile oluşmuştur.

 

İlçenin 241.000 nüfusu, 65 KM2 (6.500 HE) yüzölçümü ve 18 mahallesi bulunmaktadır.

 

1970 lı hatta 1980 li yıllarda bile bu 4 İlçenin bulunduğu yerler boş yeşil alanlar durumunda idi. Ümraniye, Şile’ye giderken geçilen Alemdağ Caddesi isimli parke taşlı yolun iki yanındaki küçük yerleşimdi. Ataşehir, küçük bir köy olan İçerenköy ile iki sokaklık Küçükbakkalköy ve çevrelerindeki geniş yeşil alan durumundaydı. Çekmeköy, iyi su almak için gittiğimiz ve o arada piknik yaptığımız Taşdelen Ormanı, Sancaktepe ise etrafı ormanlık Şile Yolunun iki yanında sadece askeri tesislerin bulunduğu bölge idi.

 

Bugün yaklaşık 1.500.000 kişinin yaşadığını gördüğümüz 4 İlçenin büyük bir kısmı Su Havzalarında bulunmaktadır. Bilimsel araştırmalar göstermektedir ki buradaki yerleşimlerin büyük bir kısmı plansız ve kaçak değil, aksine planlı ve yasal olarak gerçekleştirilmiştir. Aslında kaçak inşa edilmiş binalar da göz yumularak yapıldıkları için yasal sayılabilmektedirler. Yani büyük bir kısmı su havzası olan bu 4 İlçe herkesin gözü önünde yasal bir şekilde oluşmuştur.

 

Dün av alanı olan 45.800 HE lik bu alan bugün 1.389.398 nüfus barındıran 4 ilçe durumuna gelmiştir. Belli olmaktadır ki yarın çok daha yoğun bina ve insanı olan yerleşimler olacaktır. Susuzluğun, kuraklığın, sellerin, enerjisizliğin, havasızlığın sebeplerini ararken bunları da düşünmek gerekir sanırım.

ARİF ATILGAN MİMARLARA MEKTUP OCAK 2011