Haydarpaşa

ARKA KAPAK

“Haydarpaşa diye bildiğimiz İskele, Gar Binası, Gar Tesisleri, Liman Tesisleri 100 yıldır aynı durumda bulunmaktadır. Burası ile ilgili anılarımı düşündüğüm zaman ilk aklıma gelen hiç bir değişikliğin olmamasıdır. Limana gemiler yanaşır yüklerini indirir bindirir; Gara trenler gelir insanları indirir bindirir; İskelesine yanaşan vapurlar ise trenle gelen veya trenle gidecek insanları indirir bindirir. Bu durum yıllardır olduğu gibi benim çocukluğumda da devam etmiştir.
 Çocukluğumda bu tip tarihi kamu binalarının Dünya’nın oluşumundan beri var olduklarını hayal ederdim. Çünkü: Bu binalar insana güven vermektedirler. Onların içine girdiğinizde kendinizi size ait olan bir mekânın içersinde hissedersiniz. Zaten evsizlerin de geceleri buralarda sabahlamaları bu düşüncenin kanıtı değil midir?
 Çoğu insanımız Haydarpaşa’yı İstanbul’a trenle ilk geldiklerinde görmüşlerdir. Ben o duyguyu hiç bilemiyorum. Doğrusu merak da ediyorum. Zira ben oralarda büyüdüm. İlk gördüğüm günü hatırlamıyorum bile. Bazen limana girip balık tuttum, bazen dalgakırana gidip denizde yüzdüm, bazen de trene binip bir yerlere gittim. Bende askere Haydarpaşa’dan trenle gittim ve daha birçok yolculuğumu buradan başlattım veya burada bitirdim.”