Kent Mektupları



KURBAĞALIDERE VADİSİ
Arif Atılgan
İBB nin İstanbul’daki Kurbağalıdere, Ayamama ve Kâğıthane Derelerini kent içi ulaşımında kullanmak istediğini biliyoruz. Kurbağalıdere ile Fenerbahçe Stadı çevresine, Ayamama Deresi ile Dünya Ticaret Merkezine, Kâğıthane Deresi ile Santral İstanbul civarına şehir içi ulaşım sağlanmak istenmektedir. Bu ulaşımı adı geçen derelerin yataklarını genişleterek ve derinleştirerek gerçekleştirmeyi düşünmektedirler.
Kadıköy’deki Kurbağalıderede de dere yatağının 24-28MT ye, derinliğinin 4-5MT ye kadar fazlalaştırılarak bu anlamda bazı çalışmalar yapılmak istendiği bilinmektedir. Yolcu teknelerinin girebileceği suyolundan önce Fenerbahçe Stadı çevresine daha sonra Kadıköy Evlendirme Dairesine ve sonunda D100 karayolundaki Anadoluray istasyonuna kadar ulaşılmak istendiğini duymakta idik. Marmaray ve Anadoluray’ın tam olarak faaliyete geçmesinden sonra Söğütlüçeşme İstasyonunun dolayısıyla Meydanının Anadolu Yakasının aktarım merkezi olacağı bellidir. Böyle bir fonksiyon Söğütlüçeşme’ye Anadolu Yakasının en önemli merkezi olma özelliğini kazandıracaktır.

İşte burada oluşacak büyük kalabalığın ticari rantının tarihi Kuşdili Çayırına inşa edilmesi düşünülen AVM ile değerlendirilmek istendiği belli olmakta idi. Hâlbuki gerek Fikirtepe’ye yapılacak yüksek binaların gerekse Söğütlüçeşme ve Kuşdili Çayırı etrafına inşa edilecek dönüşüm sonrası yeni binaların çoğunun zaten AVM fonksiyonları içereceği bellidir. İşin bu tarafı hiç görülmeden ısrarla Kuşdili Çayırı feda edilmek üzere masaya yatırılmaktadır.

Bu konuda İBB den Kurbağalıderenin çevresini düzenleyen, denizden D100 e kadar olan alanda bir plan çalışması yapması beklenmekte idi. Zira bu yetki İBB de bulunmaktadır. Ancak yine de İBB hazırlayacağı planı ilgili Koruma Kurulundan onaylatmak zorundadır.

Bugünlerde İBB nin değil, Kadıköy Belediyesinin bu alanda ‘Kurbağalıdere Vadisi Fikir Projesi Yarışması’ düzenlediğini haber almış bulunuyoruz. Daha önce Söğütlüçeşmeden denize kadar olan derenin etrafındaki alanın düzenlenmesi olarak duyum alınan bu yarışmanın, Kuşdili Çayırından denize kadar olmasının daha doğru olduğu düşünülüyordu doğrusu.

Yarışma Alanı Kaynak: Kadıköy Belediyesi

Kadıköy Belediyesinin internet sayfasına girildiğinde yarışma alanı olarak Söğütlüçeşmeden denize kadar bir alanın işaretli olduğu hava fotoğrafı görülmektedir. Yine de bu kadar bir alanın olması beni rahatlatmıştı. Sadece bu alanın coğrafi adının vadi değil ova olması gerektiğini düşünmüştüm. Ancak yarışmanın şartnamesini incelediğimde proje yarışma alanının D100 Karayolundan denize kadar 2,8KM uzunluğundaki dere kenarındaki alan olduğunu gördüm. Gerçekten de Hasanpaşa’dan sonra karaya doğru dere kenarı az da olsa vadileşiyordu.  Demek yarışmanın adı bu bölge düşünülerek konmuştu. Ama Kuşdili Çayırından, hele Söğütlüçeşmeden D100 e kadar olan vadilik alanın yarışma alanına eklenmesini anlamlandıramadım doğrusu.  

Yarışma Alanı                                     Kaynak: Kadıköy Belediyesi

Yarışma Şartnamesinin ‘Tasarıma İlişkin Açıklama ve İhtiyaç Programı’nı incelediğimizde korunacak yapı ve işlevler olarak Şükrü Saraçoğlu Stadyumu, Yoğurtçu Parkı, Mahmut Baba Türbesi, Kurbağalıdere ve yarışma alanındaki bağlantı yollarının tasarım alanına bağlantı kotları sıralanmıştır. Kuşdili Çayırının korunması önerilmemektedir.

Yarışma Alanı                                   Kaynak: Kadıköy Belediyesi

Alanda tren istasyonu, metrobüs hattı ve durakları, Kadıköy Belediyesi Hizmet Binası ve Evlendirme Dairesi, özel mülkiyet sınırları içindeki yerleşim alanları yeniden tasarlanabilecek işlevler olarak gösterilmiştir. Burada özel mülkiyet sınırları içindeki yerleşim alanlarının yeniden tasarlanması dikkat çekicidir. Bu arada alandaki otopark kapasitesinin 3000 adet olduğu, önerilebilecek yeni fonksiyonlara göre açık ve kapalı otopark çözümlerinin yapılması da yarışmacılardan istenmektedir. Doğrusu bu otopark alanları yarışma alanının neresinde önerilecek merak ederim.

Denizden D100 e Kadar Kurbağalıdere Ve Çevresi

Yarışmacılardan, ‘farklı toplu ulaşım sistemlerinin kesişim noktası konumundaki Söğütlüçeşme’de bir transfer merkezi ve Kurbağalıdere çevresinde kamusal kullanıma olanak tanıyacak yeni tasarımlar önermeleri’ şeklinde yeni işlevler tasarlamaları da beklenmektedir. Buradan yarışma alanının ağırlık merkezinin sanki Söğütlüçeşme Transfer Merkezi olduğunu mu anlamalıyız?

‘Tasarıma İlişkin Açıklama ve İhtiyaç Programı’nda Kuşdili Çayırı ile ilgili olarak sadece son paragrafta ‘Kuşdili Çayırı, Yoğurtçu Parkı ve yakın çevresi, Söğütlüçeşme ve yakın çevresi, Şükrü Saraçoğlu Stadyumu ve çevresi çalışma kapsamında geliştirilmesi istenen kentsel açık alanlardır. Bu kamusal mekânlarda, hem taşıt ve yaya trafiği için gerekli düzenlemelerin yapılması, hem de bulunduğu kentsel konumun yarattığı dış mekân kullanım potansiyellerini karşılayacak nitelik ve düzene kavuşturulması beklenmektedir.’ denilmektedir. Burada Şükrü Saraçoğlu Stadyumu kentsel açık alan olarak mı kabul edilmiştir?

Hâlbuki yarışmanın amacının Kadıköy’ün tarihi ve doğal SİT alanı olan Kuşdili Çayırının yeniden eski işlevi ile halkın kullanımına açılabilmesinin sağlanması olması beklenirdi. Bunun için de açık ve net olarak Kuşdili Çayırına özel bir paragraf açılmalı, Kuşdili Çayırının tarihi kimliği ile çayır ve koruluk haline getirilerek korunması önerilmeli idi. Halkımızın beklentisinin bu olduğunu herkes bilmektedir.

Yukarıdaki şartname ifadelerinden, yarışmacılar bu alanda önerecekleri yapılaşmalarla da istenenleri sağlayabilecekleri serbestliği olduğunu anlayamazlar mı? Ayrıca yeni fonksiyonlara göre açık ve kapalı otopark çözümlerinin tek adresi de Kuşdili Çayırının altı gibi görünmektedir. Kuşdili Çayırı Kurbağalıderenin taşma alanıdır. Dolayısıyla zeminin orijinal hali bataklık olup sağlam zemin35 MT civarındaki derinliktedir. Yarışmacılar sağlam zemine kadar 5-6 kat kapalı otopark önerip üzerini de 1MT toprakla doldurup çim ekmeyi önerse şartname buna engel midir?

Yarışmaya katılma şartları içersinde Mimarlar Odası, Şehir Plancıları Odası ve Peyzaj Mimarları Odası üyesi olan en az bir kişinin katılacak ekipte bulunması ve ekip başının da bu kişinin olması şartı konmuş. Ancak Danışman, Asli, Yedek jüri üyeleri içersinde bir tek Peyzaj Mimarı bulunmamaktadır. Hatta Raportör ve Raportör Yardımcıları içersinde bile Peyzaj Mimarı bulunmamaktadır. Bu durum yukarıdaki Kuşdili Çayırı ile ilgili endişelerimi güçlendirmektedir. Hâlbuki bu yarışma esas olarak Kuşdili Çayırında peyzaj düzenlenmesi ağırlıklı olmak durumundadır. Jüri ve Raportör listesinde tek bir peyzaj mimarının olmaması burada peyzaj ağırlıklı bir düzenlemenin önemsenmediğini göstermez mi? Jüri listesinde Mimar, Şehir Plancısı, İşletme Mühendisi ve İnşaat Mühendisi-Şehir Plancısı bulunmakta ancak Peyzaj Mimarı bulunmamaktadır. İtirazım bulunanlara değil bulunmayanadır.

Bahse konu olan alan İBB ve 5 Nolu Koruma Kurulu onayları olmadan planlanamaz. Kadıköy Belediyesinin tek başına yetki alanı olmamasına rağmen burada, önemli maddi külfetini de yüklenerek, Fikir Projesi Yarışması düzenlemesi ona ne kazandıracaktır? Üstelik daha sonra İBB tarafından burada yapılacak planları eleştirme hakkının ortadan kalkacağını da düşünmeleri gerekmez mi?

Mimarlar Odasının Yarışmalar Yönetmeliğine göre Fikir Yarışmalarının tarifinde, ‘………, bir yatırıma yönelik veya düzenlenecek bir yarışmaya temel olacak fikir, kavram ve anlayışların ortaya konulması,…….’ şeklinde sözler yer almaktadır. Bu tarife göre, yakın gelecekte burada yapılacak yatırımlara hazırlık yapıldığını mı düşünmeliyiz?

Nitekim İBB Meclisinden, Kuşdili Çayırının altına otopark yapmak şeklinde bir plan geçtiğini öğrenmekteyiz. Alanın altına otopark inşaatı yapılması ile alan inşaata açılmış olacaktır. Toprağın altına beton dökerek alan doğal yapısından uzaklaştırılacaktır. Altı beton ile kaplanan alanda ağaç yetişir mi? Ayrıca bu oluşum, ilerde yapılacak plan tadilatları ile Kuşdili Çayırının yapılaşmasının önünü açmış olmayacak mıdır?

Bu tip proje yarışmaları kentlinin, kentinin alan ve mekânlarında kaliteli ve mutlu yaşayabilmelerinin sağlanması için yapılır. İnsanlar yarışmadan ne amaçlandığını içlerinde en ufak bir kuşku kalmadan anlayabilmelidirler.

Duyduğum sorumluluk gereği bu yazıyı yazma ihtiyacı hissettim. Yazdıklarım olumlu anlamda bir yarar sağlarsa sevineceğim.
ARİF ATILGAN TEMMUZ 2013