Kent Mektupları
KURBAĞALIDERE VADİSİ FİKİR PROJESİ YARIŞMASI
 Arif Atılgan
Aslında bu yazıyı aynı konuda bir önceki Kurbağalıdere Vadisi başlıklı yazıma yorum olarak ta gönderebilirdim ama biraz uzun olabilir düşüncesiyle yeni bir yazı yazmayı tercih ettim.
Kurbağalıdere Vadisi Fikir Projesi Yarışmasının şartnamesinde Yarışma Alanı ‘D100 den denize kadar 2.8KM..’ olarak tarif ediliyor. Ancak Yarışma Alanının çizilerek gösterildiği hava fotoğrafında Kadıköy Belediyesi Hizmet Binasından denize kadar olan 1.3KM lik mesafedeki alan işaretlenmiş. Danışman Jüri Üyelerinden birisinin ifadesine göre Kadıköy Belediyesinden D100 e kadar olan bölüm ‘Yarışma Etkileşim Alanı’ imiş. Öncelikle şartnamede‘Yarışma Etkileşim Alanı’ diye bir tanım yok. Yine de öyle kabul edelim. Peki, ama D100 kenarındaki Salı Pazarı alanı da ‘Yarışma Alanı’ içersinde tarif ediliyor. O zaman Salı Pazarı ‘Yarışma Alanı’nda mıdır, yoksa iddia edilen ‘Yarışma Etkileşim Alanı’nda mıdır? Ayrıca derenin Gazhaneden sonraki D100 e kadarki bölümü az da olsa vadi görünümü vermektedir. Buraya ‘Yarışma Alanı’ denmiyorsa vadi kelimesi neden kullanılıyor? Vadiler akarsuların yarmasıyla ve dağ aşınmasıyla oluşan V biçimli arazi yapılarıdır. Ovalar ise akarsuların derine gömülmemiş olduğu geniş ya da dar düzlüklerdir.

 

                                           Salı Pazarı Yarışma Alanına Uzaktır.
‘Yarışma Alanı’ olarak tarif edilen Kadıköy Belediyesi Hizmet Binası ile deniz arasının vadilikle ilgisi yoktur. Yarışma şartnamesindeki fotoğraflardan da açıkça görülebileceği gibi burası ovadır. Zaten akarsuların taşma alanları ovalık alanlarda olabilir. Burası da Kurbağalıderenin taşma alanıdır. Doğanın yasası bunu böyle gerçekleştirir ve coğrafya dersi de böyle işaretler.
Yarışma şartnamesinde verilen planda ‘Yarışma Alanı’ ve iddia edilen ‘Yarışma Etkileşim Alanı’ aralarına çizilen bir çizgi ile ayrılmış. Yarışmanın Konusu ve Alanı: ‘D100 karayolu ile Marmara Denizi arasında Kurbağalıdere ve çevresini kapsayan 2,8 km. uzunluğundaki vadinin üzerinde bulunan Kuşdili Çayırı, Salı Pazarı, Söğütlüçeşme Tren İstasyonu, Metrobüs Durağı, Kadıköy Belediyesi Hizmet Binası ve Evlendirme Dairesi, Şükrü Saraçoğlu Stadyumu ve Fenerbahçe Tesisleri, Kadıköy İtfaiyesi, Kurbağalıdere ve Yoğurtçu Parkı gibi kamu odaklı kullanımları olan kentsel mekanların yeni vizyon ve stratejiler çerçevesinde ele alınarak kurgulanmasıdır.’ şeklinde tarif edilmiş.
Aslında böyle bir şey olmamalı ama bir an için ‘Yarışma Alanı’ tarifinin içine Salı Pazarının yanlışlıkla yazıldığını varsayalım. İyi niyetle bu tariften Salı Pazarını çıkaralım. Bu durumda yukarıda sayılan diğer kentsel mekânlar vadide değil ovada bulunanlar olacaktır. O zaman da Kurbağalıdere Vadisi Fikir Projesi Yarışması adına ‘vadi’ kelimesini yazmak doğru mu?

 

                                           Yarışma Alanı Vadi Değil Ovadır.
Danışman Jüri Üyelerinden birisi, Yarışma Şartnamesinin Mimarlar Odası Yarışmalar Yönetmeliğine uymasının zorunlu olmadığını zira bu yönetmeliğin kamu kurumlarında herhangi bir geçerliliği olmadığını ifade etmiş. Ayrıca ‘Kamu kurumları onları bağlayan yasalara göre yarışma açarlar, Kadıköy Belediyesi de buna uygun olarak yarışmasını KİK mevzuatına uygun açmıştır.’ şeklinde konuya açıklama getirmiş. Sanırım bu açıklamaya Mimarlar Odasının bir davranışı olacaktır. Ayrıca Şartnamede Korunacak Yapı Ve İşlevler içersinde Kuşdili Çayırının olmaması da Mimarlar Odası için
ilgi çekici olacaktır herhalde.
Diğer yandan danışman, asli, yedek jüri üyelerinin ve hatta raportör ve raportör yardımcılarının içersinde tek bir peyzaj mimarının olmaması da sanırım Peyzaj Mimarları Odası için ilgi çekici bir durum olacaktır.
Başka bir danışman jüri üyesinin bir gazete röportajında kendisine ait ‘..bu proje sonucunda uygulama noktasına gelinirse gerektiğinde İBB ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı gibi kuruluşlarla ortak çalışılabileceğini belirtti.’ cümlesi yer almıştır. Bu cümleden ne anlaşılır? Mimarlar Odasının Yarışmalar Yönetmeliğine göre Fikir Yarışmaları tarifinde ‘…,bir yatırıma yönelik veya düzenlenecek bir yarışmaya temel olacak fikir, kavram ve anlayışların ortaya konulması,…’ cümlesi yer almaktadır. O zaman, yakın gelecekte burada yapılacak yatırımlar var da onlara hazırlık mı yapılıyor, düşüncesi akıllara gelmez mi?
Yine aynı kişinin aynı gazete röportajında, meskûn mahaller de dâhil Belediyenin yetkisi dışında kalan alanların projeye dâhil edilmesine dair eleştiriler konusunda, ‘mülkiyet konusunu çok öne çıkarmadık, önemli olan Vadiden Salı Pazarına kadar olan aksı yeniden değerlendirebilecek fikirlerin ortaya çıkması’ cümlesi yer almaktadır. Röportajın devamında ‘Kentsel Dönüşüm’ün Fikirtepe’de zaten başladığına işaret ederek ‘Kurbağalıdere tarafında da gerekirse yapılabilir, yarışmacılardan yenilenmeye ilişkin fikirler gelebilir diye esnek bıraktık’ denmektedir. Aynı kişinin bir önceki paragraftaki, ilerde İBB ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile uygulama yapılabileceğini de söylediğine bakıldığında bu cümleler çok önem kazanır. Kendilerinin yetkileri dışında kaldığını kabul ettikleri meskûn mahallerde gerekirse kentsel dönüşüm yapılabileceğini ifade etmektedirler. Bunlar fikir projesine fazla gelen önemli açıklamalar. Bu kadar somut açıklamaların yer aldığı demecin başında ise projenin amacının ‘hayal kurulmasının önünü açmak’ olduğu söyleniyor.
Yarışma Alanı içinde yeniden tasarlanabilecek işlevler içersinde, mevcut 3.000 araçlık otopark kapasitesi olduğu, buna göre önerilebilecek yeni fonksiyonları dikkate almak ve entegrasyonun sağlanması koşuluyla, kapalı ya da açık otopark çözümlerinin yapılması beklendiği ifade edilmektedir. Açıkçası yarışmanın alanda otopark düzenleme çalışmasına dönmesinden endişe etmekteyim. Uzun yıllar Kadıköy’ü yaşayarak araştırmış bir insan olarak, kendimi uyarılarda bulunmak zorunda hissediyorum. Yazdığım yazılar ile de tarihe çeşitli notlar düşürmeye çalışıyorum.

 

ARİF ATILGAN KUŞDİLİ PLATORMU AĞUSTOS 2013