NİYAZİ DURANAY’I KAYBETTİK
Mimarlar Odasında yönetici olduğum yıllardı. Kayseri’de, yanlış anımsamıyorsam, genişletilmiş MYK toplantısındaydık. Gündem maddelerinden birinde Mimarlık Vakfını hafiften eleştirmiştim. Akşam yemekte Niyazi Ağbiyle aynı masaya denk gelmiştim. Masaya yerleşirken ‘Seninle baş başa yemek yememiştik Arif’ demişti. Yemeğimizden birkaç lokma almış ve kadehlerimizi elimize almıştık. Niyazi Ağbi ‘Arif, haklı da olsan Vakfı kürsüde eleştirme, gel vakıfta yap eleştirini ve önerini.’ Demişti. Niyazi Ağbinin tüm Mimarlar Odasına hatta mimarlık camiasına olduğu gibi Vakfa da çok emeğinin geçtiğini biliyordum. ‘Niyazi Ağbi’ dedim. ‘Ben Yeldeğirmeni’nde muhit çocuğu olarak büyüdüm. Biz bir kişiye Ağbi diyorsak o kişi Ağbiliğe layık olduğu için deriz. Sıfatı, maddi durumu vs hiç önemli değildir. Ağbi kabul edilen kişinin ricası bile emirdir bizim terbiyemizde. Sen Mimarlar Odasında Ağbi kabul ettiğim birkaç kişiden birisin. Mesaj alınmıştır.’ Demiştim. Cevabım hoşuna gitmişti. Güzel bir yemek yemiştik Niyazi Ağbiyle o akşam.
Niyazi Duranay, Mimarlar Odasının ilk yıllarından itibaren emeği geçen kişilerdendir.
Yaptığı konuşmalarda daima, ‘Birlik beraberlik içinde olunması gerektiğini’ öğütlerdi. O’nu sevmeyen, saymayan birinin olabileceğine inanmam.
Oktay’ı (Ekinci) kaybettiğimiz günün gecesinde Ulusal Kanaldaki programda birlikteydik. Çok üzgündük. Niyazi Ağbi ‘Oktay sırasına uymadı’ anlamında bir söz söylemişti. Kendisinden çok genç olan Oktay Ekinci’nin arkasından konuşma yapmayı yadırgıyordu. İnsanca duyguları vardı.
Unutulmayacak bir tarihte ayrıldı aramızdan. 30 Ağustosta kaybettik O’nu. Niyazi Duranay, Mimarlık camiasının Niyazi Ağbisiydi. O, mimarların çimentosuydu.
Hepimizin Başı Sağolsun.

 

Arif Atılgan
 Mimar Ağbilerim Niyazi Duranay, Aydın Boysan (Aynı Zamanda Hocam), Cengiz Bektaş