MELİH KORAY BİNALARININ KORUNMASI
Melih Korayla yaptığımız toplantıdan çıkmış, ikimiz Kadıköy’de yan yana yürüyorduk. Bir ara durdu bana döndü ‘Nerden aklına geldi bu iş?’ dedi. Yüzüne baktım. Hiç aklında olmayan bir durumdu. Sanki rahat rahat yaşarken huzuru kaçmıştı ama durumdan da mutlu olmaktaydı. ‘Melih Ağbi, benim için halkın takdir ettiği işler ve bu işleri yapan kişiler değerlidir. O kişilere ve işlerine değerleri verilmelidir’ dedim.
Melih Koray’ın Kadıköy Belediyesine kendi el yazısıyla binalarının korunması başvurusunu ben istemiştim. Çünkü: Bu yazı duygusal ama değerli bir belge olabilecekti. Ayrıca Kadıköy Belediyesinin Kurula başvurması daha kurumsal olmuştu.
Melih Koray binaları için yazdığım yazılar semeresini vermeye başladı. Bazı Üniversitelerimizin mimarlık bölümlerinde Melih Koray’ın binalarıyla ilgili çalışmalar yapılmakta, binalarının arşivi çıkarılıp ilgili Kurula başvuru yapılması hazırlıkları başlatılmaktadır. Bunları duymak insanı sevindirmektedir. Bu anlamdaki çalışmaların çoğalacağını umuyorum.
Melih Koray binalarının tescil edilmesi aslında Koruma Kurullarına yeni bir anlayış getirecektir. Koruma Kurulları 100 yıllık binalara korunmalarının nedenleri konusunda fikir üretmişler. Ancak 40-50 yıllık binalara hele apartmanlara nasıl fikir üreteceklerini henüz tartışmamışlar, oluşturmamışlar. Hâlbuki kentsel dönüşüm ile Mimarlık dönemleri artık daha çabuk değişmektedir. 1950-1980 yılları arasında yapılan binalar bir dönemi yansıtmaktadırlar ve o binalar hızla ortadan kalkmaktadırlar.
Konumuz olan Bağdat Caddesinde daha önceki köşklerin hiçbiri kalmamış, üstelik arşivleri de tutulmamıştır. Hiç değilse onlardan sonraki apartmanların korunması en azından arşivlerinin tutulması mimarlık tarihimiz açısından önemlidir.
İstanbul Türkiye’nin, Kadıköy ise İstanbul’un en değerli topraklarına sahiptir. Bu sebepten Kadıköy ilk ‘kat karşılığı inşaatçılık’ yapılan yerlerden biridir. 1960 larda başlayan bu anlamdaki apartmanlaşma önce çoğunlukla Bağdat Caddesinde oluşmuş daha sonra diğer bölgelere geçmiştir.
O yıllarda Bağdat Caddesinde oluşan bina karakteri kendine özel olup Caddeyi ünlü yapmıştır. Bu anlamda Caddedeki bina karakterleri korunmalıdır. Aksi takdirde her yere olduğu gibi Bağdat Caddesine de yeni inşa edilen binalar birbirlerinin aynı olacaktır.
Böyle gerçekleşecek değişim ise önce Bağdat Caddesinin sonra da Kadıköy’ün değerini düşürecektir.
Bu anlamda Bağdat Caddesinin karakter kazanmasına en çok katkıyı koyan Melih Koray’ın binalarını korumanın çarelerini aramalıyız. İddia ediyorum ki bu binalar korunursa yerlerine yapılacak olanlardan daha değerli olacaklardır.
ARİF ATILGAN MİMDAP ARALIK 2014