Kent Öyküleri
DONDURMACI YAŞAR USTA
1980 li yılların ikinci yarısıydı. Küçükyalı Altıntepe’de benim aileme yakın bir evde oturuyorduk. Sokakta babamla rastlaştığımızda, bize Kasaplar Çarşısındaki Hafız Ustada dondurma ısmarlardı. Tanıdık olan Hafız Beyin ürünleri insanı susatmazdı.
1990 lı yıllarda Bostancı Kasaplar Çarşısından Nokta durağına çıkarken sağ tarafta bir dondurmacı ortaya çıkmıştı. Arkadaki evin alt katında üretim yapıyor, bahçenin ön tarafında da satış yapıyordu. Yaşar isimli bu kişinin Hafız Ustanın yanında yetişmiş olduğunu öğrenmiştik. Bir süre sonra ortadan kaybolan Yaşar’ı insanlar arar olmuştu.
2000 li yıllarda Bostancı trafik ışıklarının yakınında Yaşar Usta isimli bir dondurmacı dikkat çekmeye başlamıştı. O, Hafız Ustanın yanında yetişmiş olan Yaşar’dan başkası değildi.
Eski usulle dondurma yaparak ünlenmiş, şubeler açmaya başlamıştı.
Geçtiğimiz günlerde İdealtepe’de dükkân açmış Yaşar Usta. Tesadüf o gün oğlum, gelinim, torunumla birlikte dondurma yedik burada.

 

Bebekli genç bir anne sitem ediyordu dükkândaki görevlilere ‘Çok ayıp ettiniz, biz buradan taşınıyoruz siz burada dükkân açtınız’.
Yıllar önce Babam Hafız Ustadan oğluna (bana), gelinine, torununa dondurma ikram ediyordu. Bugün Onun oğlu (ben) Hafız Ustanın yetiştirdiği Yaşar Ustadan oğluna, gelinine, torununa dondurma ikram ediyor. Babam da Hafız Usta da aramızda yoklar artık. Kent hafızası böyle öykülerle oluşuyor işte. Masal gibi.
ARİF ATILGAN MAYIS 2016