KADIKÖY’DE REKS SİNEMASI KAPANIYOR(MU)
Arif Atılgan
Kadıköy’de önemli izi olan Reks Sinemasının kapanması haberleri gelmektedir. Reks Sinemasının tarihiyle ilgili bilgiyi KADIKÖY’ÜN KIŞLIK SİNEMALARI http://atilganblog.blogspot.com.tr/2014/09/kadikoyun-kislik-sinemalari-arif-atlgan.htmlkonulu yazımın içinde okuyabilirsiniz.
Kadıköy’de kitapçı, pastane, saatçi, bakkal, manav, kunduracı, kolonyacı vs anlamında kültürel ve geleneksel esnafların işyerlerinin kapanması Kadıköy Tarihi Çarşı Canlandırma Projesi ile başlamıştır. Bu konuyu KADIKÖY TARİHİ ÇARŞIDA CANLANMA http://atilganblog.blogspot.com.tr/2015/02/kadikoy-tarihi-carsida-canlanma-arif.htmlkonulu yazımda işlemiştim.

                                              Reks Sinemasının Orijinal Hali

Kadıköy Tarihi Çarşısının ve Yeldeğirmeni’nin canlandırma projeleriyle dönüştürülmesi çalışmaları, bugünlerin geleceğinin habercisiydi. İnsanlar değişen Kadıköy’ün o halinden hoşnut olmuşlardı. Şimdi her yer Yeme-İçmeci olmuş, sinemalar, kitapçılar, geleneksel esnaflar kapanmıştır. Bu durumun sonucunda Kadıköy merkezinde, Moda’da, Yeldeğirmeni’nde yaşayan insanlar kendi yaşam alanlarında yaşayamamaya başlamışlardır.
Reks Sinemasının kapanması haberi herkesi üzmektedir. Ancak Çarşı ve çevresindeki dönüşümden mutlu olunduğu unutulmamalıdır. O dönüşümün sonuçlarından biridir Sinemanın kapanması.
Birkaç ay önce Kadıköy Gazetesi, Kadıköy’ün eski sinemalarıyla ilgili haber yapacaktı. Benden de yardım istemişlerdi. Severek kabul etmiş, sinemaları dolaşmış, sohbetler yapmıştık. O gün Reks Sineması yetkilisi ile yaptığımız sohbette çeşitli zorluklar yanında gelir-gider konusunda da sıkıntılı olduklarını öğrenmiştik.
2000 lerde adı Rexx olan sinemada, kazanç sağlayabilmek için lobisi bile kullanılarak 6 salon üretilmişti. Orijinal halinden çıkarılan Sinema, küçüklü büyüklü salonlarda oynatılan fazla sayıda film ile yaşayabiliyordu.

   Reks Sinemasının Yeni Halinde İçerde Mekân Elde Etmek İçin Cephelere Duvar Örülmüş

Reks Sinemasının bulunduğu çevre de Yeme-İçmecilerle dolmuştur. Artık buraları eski sinemalar çevresi gibi değildir. Yeme-İçmecilerde zaman geçirenler ‘Hadi bir de sinemaya gidelim’ demekte, salonlara içkili olarak girmektedirler. İçkisiz gelenlerin rahatsız olmamaları için görevliler sıkıntılı durumlar yaşamaktadırlar. Dolayısıyla ücret te AVM lerdekine göre düşük tutulmak zorundadır. Ücreti arttırsalar hiç izleyici gelmeyecek. Düşük olduğunda da bugünkü müşteri gelecek. Çevre değişmedikten sonra sinemanın kapanması sonucu kaçınılmazdır.
Bahariyenin sinema çevresi olduğu zamanlardaki pastane, muhallebici, büfe gibi mekânlar artık değişmiştir. İnsanlar o yıllarda bu çevreye sinemaya gitmek üzere gelirlerdi. Sinema saati gelinceye kadar çevredeki mekânlarda zaman geçirirlerdi. O günleri BAHARİYE CADDESİ http://atilganblog.blogspot.com.tr/2015/12/bahariyecaddesi-arif-atlgan-1900-lu.htmlkonulu yazımda yazmıştım.
Bahariye Caddesinde eskiden kalan tek sinema, eskilerin yenisi olan Kadıköy Sinemasıdır. Burayı mülk sahibi işlettiği için şimdilik devam etmektedir. Süreyya, Kadıköy Belediyesi tarafından opera olarak işletilmektedir. Yurt ise Halk Eğitim Merkezinin içinde, orijinal halinden uzak çok maksatlı olarak kullanılmaktadır. Diğerleri hiç yoktur.
Medya, dönüşümü hoşluk haberi yapmıştı, şimdiki durumu da üzücü haber yapmaktadır. Normaldir. Çünkü: Onların sattığı meta haberdir. Esas olan insanların kendilerini ilgilendiren haberleri doğru yorumlayabilmeleridir.
Sözüm Kadıköy’ü yönetenlere, Kadıköy’de yaşayanlara ve Kadıköy’ü kullananlaradır. Kadıköy hızla ‘eğlence’ fonksiyonunu içeren Kırmızı Lekeli Bölge haline gelmektedir. Kültür, sanat uzaklaşmaktadır bu çevreden.
Bugün hala Facebookta ‘Güzel Çarşımız’ fotoğrafları paylaşılmaktadır. Burası Tarihi Çarşıdır.
Fotoğraf paylaşanlar bırakın Tarihi olmayı, Çarşıda çarşı kalmadığının farkında değildirler. Maalesef Kadıköylüler, mülkünüz-çevreniz değerleniyor havucunu iştahla yemişlerdir. Şimdi sıra mülklerini-çevrelerini kullanamama hatta terk etme sopasına gelmiştir.
Kenti dönüştürenlerin Havuç-Sopa taktiği hep sonuç alabilmektedir. Çok üzücü…
ARİF ATILGAN HAZİRAN 2016