REKS SİNEMASI
Arif Atılgan
Reks Sineması’nın bulunduğu arsada 1900 lü yılların başında Febüs isimli tiyatro binası bulunmaktaymış. Febüs’ün adı daha sonra Apollon (Sineması)Tiyatrosu olmuş. Binanın mülkiyeti gayrimüslim bir vakfa aittir. Apollon Tiyatrosu’nun yazlık kısmı şimdiki Halk Eğitim Merkezi’nin bulunduğu arsadaydı.  Sinemanın adı 1930 yılında Hale olarak değiştirilmiş.
1920 yılının sonbaharında Apollon Tiyatrosu’nda ilk kadın tiyatro oyuncusu Afife Jale sahneye çıkmış. Üç hafta üst üste sahneye çıkan Afife Jale, ilk hafta Yamalar isimli oyunda kimliği gizlenerek sadece Jale adıyla sahnede yer almış. Sanatçının çok başarılı olduğunu tespit eden Darülbedayi yetkilileri, onu ikinci hafta gerçek adı ile Tatlı Sır oyununda oynatmışlar. Ancak polis oyuna engel olmuş. Engellemeye rağmen halkın sanatçıdan yana olumlu tepkisini gören yetkililer, ertesi hafta Afife Jale’ye Odalık adlı piyeste tekrar yer vermişler. Olaylar olmuş. Arka kapıdan kaçırılan sanatçı Kadıköy İskelesi’nde yakalanıp sorgulanmış. Bir anda istenmeyen insan durumuna sokulan Afife Jale’nin 08/ 03/ 1921 tarihinde Darülbedayi’deki görevine son verilmiş.

Mal sahibi Rum Vakfı yetkililerinden öğrendiğime göre sonraki yıllarda sinemanın önüne Afife Jale’nin büstü konmuş. Günümüzde büst yerinde bulunmamaktadır.

1961 yılında Hale Sineması yıkılarak yerine Reks Sineması inşa edilmiştir. Reks Sinemasının mimarı Maruf Önal’dır. 1100 kişilik sinemada koltuk, balkon ve localar bulunmaktadır. Binanın bodrum katı düğün salonu olarak değerlendirilmiştir.
 
                                                Reks Sinemasının Orijinal Hali
1980 li yıllardan itibaren sinema sektöründe hissedilen kriz ile sinema salonları kapanmış veya küçültülmeye başlanmıştır.
2000 li yıllarda yaşamına devam eden az sayıdaki sinemadan biridir Reks Sineması. Ancak yeni döneme ayak uydurabilmek için kendince önlemler, düzenlemeler yapmak zorundadır.    
Binanın bodrum katındaki düğün salonu yeme-içme mekânı haline getirilmiş. Sinemanın balkonu, koltuğun ön sıralarına kadar eğimli bir şekilde indirilerek uzatılmış. Balkon altı ve fuayenin boş bölümleri ise küçük sinema salonları haline sokulmuş. Böylece küçüklü büyüklü 6 salon ortaya çıkarılmış.
Fuayeden salon elde etmek isterken binanın cephelerindeki saydam kısımlara duvar örülmüştür. Bu sebepten cephede de değişiklikler meydana gelmiş, binanın orijinal görüntüsü kaybolmuştur.
 
                                                     Cephelerin Bozulmuş Hali
Bina içindeki döner merdiven, özel olarak Mimar Maruf Bey tarafından kenarları hiçbir yere oturmayacak şekilde boşta bırakılarak inşa edilmiştir. 2010 yılında kaybettiğimiz Maruf Bey, en alt ve en üst basamakları alt ve üst döşemelere bağlamış, alt fuayede döner bir merdivenin görülmesini amaçlamıştır. Hatta böyle bir merdivenin ayakta duramayacağını iddia edenlere karşı, her basamağa çimento torbaları koyarak deneme bile yapmıştır. Merdivenin arkasındaki duvar ise iki katta da saydam bırakılmıştır. Böylece mimar, aydınlık merdivenkovası içinden dönerek çıkan merdiveni bir heykel gibi göstermek istemiştir.
 
                                            Merdivenin Orijinal Hali
2000 li yıllarda adı Rexx olarak değiştirilen sinemada, üst katta mekân kazanmak için döşeme merdivene kadar uzatılarak mimarın bütün düşünceleri ortadan kaldırılmıştır.  Diğer yandan merdivenin altına konan büfe de mimarın amacını tamamen yok etmektedir.
                                                Merdivenin Bozulmuş Hali
2010 lu yıllarda çevrenin geçmişteki kimliğinden uzaklaştığı görülmektedir. Alan, çok miktarda yeme-içme dükkânıyla dolmuştur. İnsanlar yeme-içme yerlerine gelmekte, canları isterse bir de sinemaya girmektedirler. Hâlbuki eski yıllarda bu çevreye sinemaya gitmek üzere gelinirdi. Etraftaki pastane, büfe, muhallebici anlamındaki mekânlara, matine saatine kadar zaman geçirmek için gidilirdi.
Hale Sinemasında film seyretmiş kişilerdenim. Hale Sineması koyu renkli karanlık bir sinema olarak aklımda kalmış. Belki de yerine inşa edilen Reks Sinemasının dışının beyaz, içinin aydınlık olması Hale’yi hafızama öyle yerleştirmiştir. Reks’in koltukları rahattı. Fuayesinde ise adeta kendinizi sanat galerisinde gibi hissederdiniz. 
Geçtiğimiz günlerde sinemanın mülk sahibi Rum Ortodoks Kilisesi Vakfının etraftaki kiraları göz önüne alarak kirayı arttırmak istemesi gündeme geldi. Tahliye davasını da kazandığı açıklandı. Sosyal medyada yaratılan toplum baskısı ile mülk sahibinin tahliyeden vazgeçtiği belli oluyor. Umarım kalıcıdır. En azından şimdilik sorun halledilmiş görünmektedir.
Öncekiler gibi Reks Sinemasının da bu değişime uyamayacağı, tarihteki yerini alacağı hissedilmektedir.
Alınacak ders: Kentin anısı olan bölgelerinde canlandırma değil koruma projeleri yapılmalıdır.
ARİF ATILGAN TEMMUZ 2016