CAFERAĞA SPOR SALONU
Arif Atılgan
Kadıköy’de Caferağa Spor Salonu ile Barış Manço Kültür Merkezi binasının yıkılıp yerine yeni bir bina yapılacağı belli olmaktadır. Caferağa Spor Salonu ile Barış Manço Kültür Merkezi Kadıköylülerin önemsediği, benimsediği tesislerdir. Bu anlamda konuya dikkat çekmek gerekiyor diye düşündüm.
                                                   Caferağa Spor Salonu
Osmanlı zamanında, 1888 yılında Üsküdar-Kadıköy Su Şirketi (Compagnie des Eaux de Scutari et Kadıkeui) isimli yabancı bir kuruluşa İstanbul’un Anadolu yakasının su ihtiyacını gidermesi için imtiyaz verilmiş. Elmalı Su Şirketi olarak ta bilinen kurumun binası Kadıköy’de şimdiki Sakız Sokakla Moda Caddesi arasındaki arazideydi.

                                 1906 Yılının Planında Üsküdar-Kadıköy Su Şirketi

1931 yılında Mühürdar Caddesinin köşesindeki Tubini’nin köşkündeki İtalyan Kız Okulu Tophaneye aktarılmıştı. Boşalan Tubini Köşküne de Üsküdar-Kadıköy Su Şirketi taşınmıştı.
1938 tarihinde Üsküdar-Kadıköy Su Şirketi satın alınma suretiyle İstanbul Belediyesi Sular İdaresine devredilmiştir.
Üsküdar-Kadıköy Su Şirketinin boşalttığı araziye 1930 lu yıllarda Kadıköy Adliye Dairesi yapılmış. Bu yıllarda Sakız Sokak açılmış, bugünkü Barış Manço Kültür Merkezinin bulunduğu Nail Bey Sokak henüz açılmamıştır. İnsanlar Sakız Sokaktan Moda Caddesine geçmek için Adliye Dairesi binasının bahçesini kullanırlarmış. Nail Bey Sokağının olduğu yer ve arkasındaki Tellalzade Sokağa kadar olan arazi çiçeklikmiş. Yıllarca Kadıköylülere hizmet eden Adliye binası 1950 li yılların ilk yarısında yangın geçirmiş. Bu yangın sonrası harabeye dönen Bina bundan sonra kullanılamamış.

                                       1938 Yılının Planında Kadıköy Adliye Dairesi

Adliye binasının bulunduğu arsa uzun yıllar semtte yaşayan çocuklara oyun arsası olarak hizmet etmiştir. Adliye Arsası, Adliye Bahçesi veya Adliyenin Orası adıyla anılan arsa 1960 lı yılların başlarında harabenin kalıntıları temizlenip gençler için küçük bir futbol sahası haline getirilmiştir. 1960 ların sonlarında ise çevresi kapatılıp, ışıklandırarak 6 şar kişilik gece maçları oynanan hale sokulmuştur. Burayı işleten, Kadıköylülerce Boksör (Balıkçı) Yalçın adıyla tanınan kişi özellikle yaz mevsimi gecelerinde burada ünlü futbolcuların da katıldığı turnuvalar düzenlerdi. Ünlü futbolcuların yetiştiği bu Arsada ben de top oynadım.
                                                        Adliye Sahası
Yeldeğirmeni’ndeki Kemal Atatürk Ortaokulunda okuduğum 1960 lı yılların başlarında Caferağa Mahallesinden gelen arkadaşlarımızı Adliyenin Çocukları olarak tanırdık. Birlikte davranan kavgacı çocuklardı. Yaşı büyük, bitirim olanlarının takıldığı mekân Bahariye Caddesinden Reks Sinemasına dönerken sağ köşedeki binanın bodrum katındaki bilardo salonuydu. Burası 1970 li yıllarda tiyatro salonu olmuştu.
1986 yılında 5 Fenerbahçeli Yönetici Ali Dinçkök, Mete Has, Tanju Zarbun, Abdullah Acar, Mesut Dizdar Adliye Arsasına Caferağa Spor Salonunu inşa ettiler. 15 yıl işlettikten sonra Kadıköy Belediyesine devrettiler. Salonu Gençlik Hizmetleri Ve Spor Müdürlüğü işletmektedir. 1998 yılında Spor Salonunun bitişiğinde açılmış olan Barış Manço Kültür Merkezi ise Kadıköy Belediyesi tarafından işletilmektedir.
Bu arsanın geçmişindeki anılar 100 yıldan fazla bir zamandır Kadıköy’ün hafızasında yer almaktadır.
Kadıköy Belediyesi Spor Salonunu ve Barış Manço Kültür Merkezini yıkarak yerine yeni Spor Salonu ve Kültür Merkezi yapmak üzere mimari proje yarışması düzenlenmiş. Öncelikle emek verenlere, projeleriyle yarışmaya katılan tüm mimar meslektaşlarıma teşekkür etmek isterim.
İstanbul dışında olduğum için konuyla fazla ilgilenememiş, sadece yarışmayla proje elde edilmesini olumlu bulmuştum. Ancak İstanbul’a geldiğimde ilgili bazı kişilerle sohbetlerimde durumda sıkıntı olduğunu tespit ettim.
Bugünkü Caferağa Spor Salonunun yüksekliğinin 14 mt olduğunu öğrendim. Kazanan projedeki, muhtemelen yeni yapılacak binanın yüksekliğinin 8.45 olduğunu tespit edebildim. Yani şu andaki binanın neredeyse yarı yüksekliğinde bir bina yapılacak. Her ne kadar bazı STK, Dayanışmaların olurunun olduğu görülse de halkın tepkisinin olumsuz olacağını düşünmekteyim. Halk, farklı bir olgudur. İnsanlar ‘Binamızı küçültmek için mi yıktınız?’ diye düşüneceklerdir.
Kabaca yıkılacak binada 1240 kişilik Spor Salonu, 145 arabalık Otopark, 143 kişilik Tiyatro vs Salonu, Sergi-Seminer Salonları, Kafeterya bulunuyor. Yeni yapılacak binada 1000 kişilik Spor Salonu, 200 arabalık Otopark,  250 kişilik Tiyatro vs Salonu, Sergi-Seminer Salonları, Kafeterya, 10mt/25mt Yüzme Havuzu bulunacak. Gerekliliği tartışmaya açık Yüzme Havuzu sayılmazsa hemen hemen aynı mekânlar elde edilecek. Değer mi?
Konuyu biraz daha inceleyince daha ilginç bulgulara ulaştım. Kadıköy Belediyesi yarışma öncesi parsele özel ‘Plan Tadilatı’ yaparak bina yüksekliğini H=18.50mt ye çıkarmış. Yani, Belediyenin bürokratları çalışıp yeni plan yapmışlar ve meclis üyeleri bu planı Belediye Meclisinde tartışıp kabul etmişler. Eminim ki aynı meclis üyeleri onayladıkları ‘Plan Tadilatını’ İBB meclisinde onaylatmak için mücadele vermişlerdir. Sanırım adı geçen STK ve Dayanışma da konudan haberdardır. Jüri heyetinde bu kişilerin isimleri var. Demek daha büyük bir bina yapmak düşünülmüş.
               Kabaca Kırmızı Çizgi Yapılmak İstenen, Yeşil Çizgi Yapılacak Olan Yükseklik
Sonuçta 14mt yükseklikteki eski binanın yerine 18.50mt yükseklikte daha yüksek bir bina yapmak isteyen kişi ve kurumlar 8.45mt yükseklikte eskisinin yarı yüksekliğinde bir binayı kabul etmişlerdir. Bu durumda çelişki yok mudur?
Kişisel fikrim sonuçtan Belediyenin de hoşnut olmadığı şeklindedir. Kendileri hoşnuduz deseler bile beni inandıramazlar.

Yarışma organizasyonunda yer aldığı belli olan Kadıköy Belediyesi, Mimarlar Odası ve Kadıköy Kent Dayanışmasını eleştirmem. Sadece, ‘Bir önceki Kadıköy Belediyesi yönetimi zamanında yapılan ve bir çok kişiye göre başarısız olan Kurbağalıdere Vadisi Proje Yarışmasından ders alınsaydı’ derim.

Önerilerim:

1-Eğer taşıyıcı sistemde sorun yoksa eski bina yıkılmasın, yeni ihtiyaca göre tadil edilsin,
2-Yıkılırsa,
a-Yerine bina yapılmasın park yapılsın. Zaten bu arsa 1986 yılında park yapılmalıydı.
b-Katlı otopark yapılsın. Çünkü: Orada çok ihtiyaç var.
3-Proje Yarışması, tekrar gözden geçirilen imar hakkının tamamının kullanılması şartı ile, yeniden yapılsın.
4-Kadıköy Belediyesi yarışma yapmadan tercih ettiği bir mimara taleplerini aktarsın ve o şekilde proje elde etsin.
Bu işte bir tuhaflık var. Sırtında yumurta küfesi taşıyan kurum Kadıköy Belediyesidir. Sonunda tepkiyi Kadıköy Belediyesi alacak, fatura onlara çıkarılacaktır. Kadıköy Belediyesi cesaretle vazgeçme kararı alabilmelidir.
ARİF ATILGAN EYLÜL 2016