MİMAR
Arif Atılgan
Mimar mekân tasarlar. Biraz daha genişletelim. Mimar mekân ve bina tasarlayan kişiye denir. Öyle mi?.
Şehir Plancılarının ilk Odası Mimarlar Odasıdır. Buradan ayrılıp kendi Meslek Odalarını kurmuşlardır. İç Mimarların da öyle.. Bugün Endüstriyel Tasarımcılar, Mimarlar Odası üyesidirler. Sayı ve ortamları oluştuğunda onlar da kendi Meslek Odalarını kuracaklardır.
Yani mimar tasarımcıdır. Şehir de tasarlar, mekân da, bina da, eşya da..
1965 yılında Mimarlık eğitimime başladığımda Temel Kur dersinde dizayn öğrenirdik. Bu kelimeyi dışarıda kimse bilmezdi o yıllar. Bizden öğrenmişlerdir. Ona bağlı ve benzer bir ders olan Serbest Resim dersimizde de dizayn melekesi edindirilirdik. Yani tasarım.. Temel Kur Serbest Resimin, Serbest Resim Temel Kurun tamamlayıcısıydı. Şehircilik dersimiz de vardı. Biz mezun olduğumuzda Şehir Planlaması da yapabilirdik. Öğrendiğimiz ve mezun olduğumuzda yaptığımız diğer bir iş te taşıyıcı sistemin hesaplanmasıydı.
Mimar eserinin her şeyini tasarlamalıdır.
1980 lerde ihtisas ayrımı diye bir anlayış getirildi. Önce taşıyıcı sistem İnşaat Mühendislerine geçti. Sonra Şehir Plancılar ve İç mimarlar kendi alanlarını sahiplendiler. Yakında Endüstriyel Tasarımcılar da öyle olur.. İlginç olan mimarlık eğitiminin içinden bütün bunlar çıkarıldı. Bugün topografya bile okumadan, internetten kopyalanan tasarımlarla ödev yapan bir eğitim-öğrenim dönemi var artık. Neyse. Yazımın konusu bu değil. Dağılmayalım.
Aslında yukarıda saydıklarım ayrı meslek değil, mimarlık mesleğinin ihtisas (uzmanlık) alanları olarak okutulmalı ve yapılmalıdır.
Mimarın el attığı her şey rant getirir. Ancak..
Mimarlık bir kültürdür. Bu kültürün içinde kamusallık, kamu yararı gözetilmesi temeldir. Asla rant yoktur.
Mimarın piyasada inşaat ruhsatı alan kişi olarak tanınması ise acı kaderden başka bir şey değildir. Rahmetli Oktay Ekinci derdi ki ‘İmar Durumu denen şey mimarlığı yok ediyor. Öne, yana, arkaya, yukarı, toprak altına şu kadar çıkabilme tarifleriyle ve diğer detay sınırlama- izinlerle binanın projesi tarif ediliyor zaten. Ben buna mimarlık demiyorum.’ Ben de..
Mimar her şeyi tasarlar. Film sektöründe bile mimar danışman kullananların filmleri daha değişik olur.
1971 yılında Polatlı Yedek Subay Topçu Okulundayım. Yürüyüş kararı sayarak geldiğimiz futbol sahasındaki tadat dağılıyordu. Bizim 4. Bölük komutanımız üsteğmen Teoman Muştu (Anımsayıverdim. Selam olsun) ‘Durun’ demişti.. ‘Mimarlar bir adım öne çıksın’. Çıktık. ‘Siz odama gelin’ dedi. Özel bir durum olduğunu sandık. Meğer tabela yazılacakmış. Yani yine bir tasarım işi.
Kıyamete kadar iddia edeceğim. Mimar işini anahtar teslimi yapmalıdır. Yani tasarımı ve uygulamayı birlikte yüklenmelidir. Mimarlık böyle yapılmadığı müddetçe yapılıyor değildir bana göre. Diploma, ekmek parası kazanmak için bir ruhsattır bu durumda.

 

Mimarlık sanat mıdır, zanaat mıdır?. Mimarına göre değişir.
Sanatçı mimarı tarif edersek eğer.. Eseri ile halkın beğenisini toplayan ve eserinden tanınan mimar sanatçı mimardır. Eseri de sanat eseridir. Bana göre 1950 lerden sonra bu tarife giren tek isim vardır. Mimar Melih Koray.
Mimarlık eğitimi mimarı değişik kılar. Karşıdan bakıldığında mimarın mimar olduğu belli olur. Mimar öyle biridir ki, ortamı mimarlık yapmaya uygun bulmuyorsa eğer, cesaretle ‘Bu ortamda yapılacak en doğru mimarlık, mimarlık yapmamaktır’ der.
Mimar tasarımcıdır.
ARİF ATILGAN EKİM 2017