KADIKÖY’ÜN SON ÇANTA TAMİRCİSİ
Arif Atılgan
Berç Yeresyan 1951 yılı Pangaltı doğumlu. Annesinin babası Kumkapılı, dedesinin babası Ortaköylü. Yani has İstanbullu.. Çantacılığı lise yıllarında yaz tatilinde harçlık çıkarmak için çalıştığı Dük kravat-çanta firmasında öğrenmiş.
1974 yılında askerden gelince kendi atölyesini açmış. Goya çanta firmasına fason üretim yapmış.
1977 yılında Kadıköy’e gelmiş. Bahariye’de Süleyman Paşa Sokağında bir apartmanın 2. Katındaki 1+1 daireyi atölye, altındaki dükkânı da kendi markasıyla Joy Çanta mağazası yapmış. Kendi tasarımlarını uzun yıllar mağazasında kadınlara sunmuş. Ünlü-ünsüz çok müşterisi olmuş. Bunlardan Koç ailesinden rahmetli Sevgi Gönül hanımı ayrı yere koyuyor. ‘Çok kibar asil bir hanımefendiydi. Bazen kendi gelir, bazen yalıya çağırırdı tamir işleri için’ der. Sonraki yıllar Beyoğlu’nda da atölye açmış, yoğun iş yılları geçirmiş Berç. 
  
2.000 li yıllara gelindiğinde işler durgunlaşmış. Kadın giyiminin değişmeyen Çanta(deri)-Ayakkabı(deri, topuklu)-Eldiven-Şapka dörtlüsünden önce şapka, sonra sırasıyla eldiven, çanta ve ayakkabının pabucu dama atılmaya başlamış.
2004 yılında mağazayı kapatmış. Sadece üst kattaki atölyede çalışmalarına devam etmiş. Ancak giderek ucuz hazır ürünlerin ortamı kaplamasıyla atölyedeki iş sadece tamir işlerine dönüşmüş.
Ustamız ‘İşçilik ucuzladı’ diyerek şık bir çanta gösterdi. Dar, uzun, üzeri küçük cam boncuklarla kaplı bir çanta. ‘Bu çantayı Çin’de 4TL işçilikle yapıyorlar. Burada 150TL ye yakındır işçiliği’. 
Meslekte yeni eleman yetişmemesini ise ‘Eskiden iş öğrenmek için ücret sormadan çalışanlar olurdu. Şimdi işe girmeden yüksek ücret pazarlığı yapıyorlar’ diye açıklıyor.
Son yıllarda atölyesine Onu tanıyanlar ve çanta mağazası sahipleri tamir işi getiriyorlar.
İşinin kadınlarla olduğunu söyleyen Berç Usta, müşteri tipinin de değiştiğine dikkat çekiyor.
Bazısı oturup ‘Burada para kazanıyor musun?’ diye soruyor, bazısı ‘Ben seni 400.000 Dolarlık adam yaparım.’ diyormuş.
Birisi ısrarla ‘Sen’ diyormuş. Berç Usta ‘Ben size Siz diyorum siz bana Sen diyorsunuz. Niye düzeltmiyorsunuz?’ diye sorduğunda, karşısındaki ‘Böyle alıştım’ deyince Onu kovmak zorunda kalmış.
En ilginç anısı ise şöyle:
Zil çalmış. Ustamız yukarıdan kapı otomatiğine basıp apartman kapısını açmış. Kendisi daire kapısında geleni beklemeye başlamış. Aşağıdan gelen Hanım telefonla konuşa konuşa yaklaşık yarım saatte yukarı çıkabilmiş. İçeri girmiş, sandalyeye oturup ayaklarını uzatmış ve çikletiyle balon patlatarak konuşmasına devam etmiş. Sonunda telefonu kapatıp elindeki çantayı sallayarak ‘Aynısını istiyorum’ demiş. Sabırla Onu bekleyen Berç Usta ‘Yanlış gelmişsiniz’ diyerek kapıyı açmış, dışarı göndermiş. 
  
Onunla sohbet ederken bir çanta mağazası sahibi iki çanta bıraktı tamir için. Eline alır almaz ‘100 yıllık çanta bunlar. Kertenkele derisi’ diyerek teşhisi koyuverdi.  

‘Çanta Tamircisi’ diye başlık attım ama O aslında hem tasarım hem de üretim yapmış yıllarca. ‘Çantacı’ desem ‘satıcı’ gibi anlaşılacak diye öyle yazmayı tercih ettim.
Berç Yeresyan 40 yıllık arkadaşımdır. Artık atölyesine geç geliyor erken gidiyor. Hobileriyle ilgileniyor.

Benim gibi birçok arkadaş Kadıköy’e geldiğinde Ona uğrar iki laf eder diğer arkadaşlardan haberdar oluruz. Tipik eski zanaatkârdır. Cep telefonu, kredi kartı kullanmaz. Ama hepimiz havadisleri Ondan alırız.
‘Kaç çanta tamircisi var?’ diye sorduğumda, ‘Bildiğim kadarıyla çevremde bir ben kaldım.’ Diyor. Çoğu kişi kundura tamircisine götürüyor çantasını tamir için artık. Hoş, kundura tamircileri de kalmadı ya..
Onlar ve meslekleri antika değerindedir.

ARF ATILGAN ARALIK 2017