FETHİYE’DE LETOONİA TATİL KÖYÜ VE NAİL ÇAKIRHAN
Arif Atılgan
Nail Çakırhan. Mimar olmayan mimar..
1971 yılında Akyaka’da kendine bir ev yapıyor. Geleneksel anlayışla yaptığı bu ev çok beğeniliyor ve çevrede çoğalıyor. Giderek Akyaka Evleri olarak ünlü oluyorlar.
1983 Yılı. Nail Çakırhan bu ev ile Ağa Han Mimarlık Ödülünü alıyor.
1985 yılı. Fethiye Koyunun sol tarafındaki 165 Dönümlük buruna Fethiye Tatil Köyü adıyla bir tatil köyü yapılmak istenir. 3 tarafı deniz olan ormanlık araziye yapılacak tesisin doğaya zarar vermeden inşası arzu edilmektedir. İşveren Razik Gazel ve ekibine Nail Çakırhan’ın ismi önerilir. Adresini sorduklarında kendisini Akyaka’da kime sorsalar bulabilecekleri söylenir. Nitekim kolaylıkla bulurlar. Anlaşırlar.
Nail Çakırhan günlerce alana gider. Ağaçlar arasında dolaşır, düşünür, notlar alır. Binaları ağaç kesmeden araziye yerleştirmeyi tasarlamaktadır.

                                                    Binalar Ağaçların Arasındadır.

 
İşverenler ise merakla kendisinden gelecek projeleri beklemektedir. Ancak bir türlü proje gelmez. Neredeyse inşaatlar başlayacaktır. Sonunda Nail Çakırhan’a sorarlar. ‘Hocam projeleri ne zaman teslim edersiniz?’. Nail Bey ‘Proje benim kafamda’ cevabını verir. Şaşırırlar.
Nail Çakırhan, bir süre sonra peşinde 2 kişinin dolaştığını fark eder. Tedirgin olur. Kendilerine ‘Niye hep peşimdesiniz?’ diye sorar. ‘Efendim, işverenleriniz bize bu görevi verdi. Sizi koruyoruz.’ Derler. Bunun üzerine işverenlere gider. Kendisinin korunmaya ihtiyacı olmadığını, bu durumun sebebini sorar. Aldığı cevap ilginçtir. ‘Nail Bey, sizden rulo rulo veya pafta pafta proje bekledik. Siz ‘projeler aklımda’ dediniz. Bu durumda sizi korumaya aldık. Bu işe milyarlar yatırdık. Anlayış gösterin.’  Derler.
İtiraz eden Nail Çakırhan’a söyledikleri son cümle ise müthiş derecede ilginçtir. ‘Biz sizi değil projemizi koruyoruz.’

                                                    Tesisin Havadan Görüntüsü

Günümüzde tekne turlarının rehberleri Fethiye Koyundan çıkarken sağdaki Çalış Plajının carettalarını, ortadaki Şövalye Adasının tarihteki şövalyelerini anlatırlar. Sonra da, ‘Sol tarafta gördüğünüz Letoonia Tatil Köyüdür’ deyip geçerler. Hâlbuki buranın oldukça hoş bir öyküsü vardır.
Umarım bu yazıyı okuyan rehberler olur.
ATILGAN BLOG ARİF ATILGAN EKİM 2018-10-06
Not:
-Öykü, ayrı zamanlarda sohbet ettiğim iki mimar meslektaşımdan edindiğim bilgilerden derlenmiştir. Biri o yıllarda Muğla Belediyesinde çalışan Oktay Ekinci, diğeri Letoonia Tatil Köyünün şantiyesinde çalışan Cemal Yaraş’tır.
-Hataylı Süryani vatandaşlarımızdan Razik Gazel, pamuk tüccarı ve tekstilcidir. 1980’li yıllarda turizme verilen destek döneminde bu araziyi 49 yıllığına tahsisle alarak otelciliğe adım atmıştır.
-Tatil Köyünün projelendirilmesi İzmirli mimar meslektaşım Salih Seymen’e aittir.
-Arazide ağaçların korunması sebebiyle U şeklindeki bloklar düzgün U olamamışlardır.
-Restoran, revir, çarşı gibi yapılar da Nail Çakırhan’ın Akyaka’daki evi gibi geleneksel tarzda ahşap olarak inşa edilmişlerdir.
-Tesis, 1989 yılında Letoonia Tatil Köyü adıyla hizmete açılır. Letoon M.Ö. 7. Yüzyılda var olan, Işıklar Ülkesi anlamındaki Likya’nın bugünkü Fethiye Kumluova Köyünde bulunan kentinin adıdır.
-Uydu fotoğrafı Letoonia Tatil Köyü sayfasından alınmıştır.